âli

listen to the pronunciation of âli
Английский Язык - Турецкий язык

Определение âli в Английский Язык Турецкий язык словарь

Ali Karabulut
http: //alikarabulut.googlepages.com
ali of
alisi
mehemet ali
Mehmet Ali
pençe-i ali aba
EHL-İ BEYT (HZ MUHAMMED S.A.V HZ ALİ,HZ FATIMA,HZ,HASAN,HZ HÜSEYİN.)
Турецкий язык - Турецкий язык
Yüce, yüksek: "Bu bizim en büyük, en şanlı, en ali bir günümüz, en mukaddes millî bayramımız."- Ö. Seyfettin
Kişi adı olarak aşağıdaki deyimlerde geçer
Yüce, kudretli
Orhan Hançerlioğlu'nun bir romanı
Yüce, ulu, yüksek
Yüksek, yüksek yer
(Osmanlı Dönemi) üstün, yüce, yüksek, büyük, azîz
ALİ
(Osmanlı Dönemi) Üstün. Yüce. Çok büyük. Meşhur. Necib
ÂLİ
(Osmanlı Dönemi) Büyük, yüksek, şerif, celil, aziz olan
âli cenab
Cömert
âli cenab
İyilik sahibi, yüksek ahlâklı
âli cenab
Büyük zat
Ali imran 1
(Kuran) Elif, Lam, Mim
Ali imran 10
(Kuran) İnkar edenlerin malları ve çocukları, Allah'a karşı onlara bir şey sağlamaz. İşte onlar ateşin yakıtlarıdır
Ali imran 100
(Kuran) Ey İnananlar! Kitab verilenlerin bir takımına uyarsanız, inanmanızdan sonra sizi kafir olmağa çevirirler
Ali imran 101
(Kuran) Allah'ın ayetleri size okunur, aranızda da peygamberi bulunurken nasıl inkar edersiniz? Kim Allah'ın Kitab'ına sarılırsa şüphesiz doğru yola erişir. *
Ali imran 102
(Kuran) Ey inananlar! Allah'tan, sakınılması gerektiği gibi sakının, sizler ancak müslüman olarak can verin
Ali imran 103
(Kuran) Toptan Allah'ın ipine sarılın, ayrılmayın. Allah'ın size olan nimetini anın: Düşmandınız, kalblerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah, doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar
Ali imran 104
(Kuran) Sizden, iyiye çağıran, doğruluğu emreden ve fenalıktan meneden bir cemaat olsun. İşte başarıya erişenler yalnız onlardır
Ali imran 107
(Kuran) Yüzleri ağaranlar ise Allah'ın rahmetindedirler. Onlar orada temellidirler
Ali imran 108
(Kuran) İşte bunlar, sana doğru olarak okuduğumuz Allah'ın ayetleridir. Allah hiçkimseye zulmetmek istemez
Ali imran 109
(Kuran) Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'ındır. İşler Allah'a varacaktır.*
Ali imran 11
(Kuran) Bunların tutumu, Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin tutumu gibi ki, ayetlerimizi yalanladılar da Allah onları günahlarından dolayı yok etti. Allah'ın cezalandırması şiddetlidir
Ali imran 110
(Kuran) Siz, insanlar için ortaya çıkarılan, doğruluğu emreden, fenalıktan alıkoyan, Allah'a inanan hayırlı bir ümmetsiniz. Kitap ehli inanmış olsalardı, kendileri için daha hayırlı olurdu; içlerinde inananlar olmakla beraber, çoğu yoldan çıkmıştır
Ali imran 111
(Kuran) Onlar incitmekten başka size bir zarar veremezler. Sizinle savaşa koyulurlarsa, geri dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez
Ali imran 112
(Kuran) Nerede bulunsalar Allah'ın ve inanan insanların himayesinde olanlar müstesna onlara alçaklık damgası vurulmuştur. Allah'tan bir gazaba uğradılar, onlara aşağılık damgası vuruldu. Bu, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve haksız yere peygamberleri öldürmelerindendir. Bu, karşı gelmeleri ve taşkınlık yapmalarındandır
Ali imran 115
(Kuran) Ne iyilik yaparlarsa, karşılığını bulacaklardır. Allah sakınanları bilir
Ali imran 116
(Kuran) İnkar eden kimselerin malları ve çocukları, Allah'tan yana, onlara bir fayda vermeyecektir. İşte onlar cehennemliklerdir, onlar orada temellidirler
Ali imran 117
(Kuran) Bu dünya hayatında sarfettiklerinin durumu, kendilerine zulmeden kimselerin ekinlerine isabetle kavurup mahveden soğuk bir rüzgarın durumu gibidir. Allah onlara zülmetmedi, onlar kendilerine yazık ettiler
Ali imran 118
(Kuran) Ey İnananlar! Sizden olmayanı sırdaş edinmeyin, onlar sizi şaşırtmaktan geri durmazlar, sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların öfkesi ağızlarından taşmaktadır, kablerinin gizlediği ise daha büyüktür. Eğer aklediyorsanız, şüphesiz size ayetleri açıkladık
Ali imran 119
(Kuran) İşte siz, onlar sizi sevmezken onları seven ve Kitabların bütününe inanan kimselersiniz. Size rasladıkları zaman: "İnandık"derler, yalnız kaldıklarında da, size öfkelerinden parmaklarını ısırırlar. De ki: "Öfkenizden çatlayın". Allah kalblerde olanı bilir
Ali imran 12
(Kuran) İnkar edenlere: "Yenileceksiniz, toplanıp cehenneme sürüleceksiniz orası ne kötü döşektir" de
Ali imran 120
(Kuran) Size bir iyilik gelse, onların fenasına gider; başınıza bir kötülük gelse buna sevinirler. Sabreder ve sakınırsanız, onların hilesi size hiçbir zarar vermez. Allah işlediklerinin hepsini ilmiyle kuşatmıştır. *
Ali imran 121
(Kuran) Sen inananları savaş için duracakları yerlere yerleştirmek üzere, erkenden evinden ayrılmıştın. Allah iştir ve bilir
Ali imran 122
(Kuran) Sizden iki takım bozulup geri çekilmek üzere idi; oysa Allah onların dostu idi, inananlar yalnız Allah'a güvensinler
Ali imran 123
(Kuran) And olsun ki, siz düşkün bir durumda iken, Bedir'de, Allah size yardım etmişti; Allah'tan sakının ki şükredebilesiniz
Ali imran 128
(Kuran) Allah'ın, onların tevbelerini kabul veya onlara azab etmesi işiyle senin bir ilişiğin yoktur; çünkü onlar zalimlerdir
Ali imran 129
(Kuran) Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'ındır. Dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Allah bağışlıyandır, merhamet edendir. *
Ali imran 13
(Kuran) Karşı karşıya gelen iki topluluğun durumlarında sizin için ibret vardır; biri Allah yolunda savaşanlardır, diğeri, inkarcılardır ki, bunlar karşı tarafı gözleriyle kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah dilediğini yardımıyla destekler. Bunda görebilenler için ibret vardır
Ali imran 130
(Kuran) Ey İnananlar! Faizi kat kat alarak yemeyin. Allah'tan sakının ki başarıya erişesiniz
Ali imran 131
(Kuran) İnkar edenler için hazırlanmış ateşten sakının
Ali imran 132
(Kuran) Size merhamet edilmesi için, Allah'a ve Peygamber'e itaat edin
Ali imran 133
(Kuran) Rabbiniz'in mağfiretine, ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış eni gökler ve yer kadar olan cennete koşuşun
Ali imran 134
(Kuran) Onlar bollukta ve darlıkta sarfederler, öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını affederler. Allah iyilik yapanları sever
Ali imran 135
(Kuran) Onlar fena bir şey yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı anarlar, günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah'tan başka bağışlayan kim vardır? Onlar, yaptıklarında bile bile direnmezler
Ali imran 136
(Kuran) Onların hareketlerinin karşılığı Rablerinden bağışlanma ve altlarından ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlerdir. İyi davrananların ne güzel ecri vardır!
Ali imran 137
(Kuran) Sizden önce neler gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin de, yalancıların sonunun ne olduğuna bir bakın
Ali imran 138
(Kuran) Bu Kuran, insanlara bir açıklama, sakınanlara yol gösterme ve bir öğüttür
Ali imran 139
(Kuran) Gevşemeyin, üzülmeyin, inanmışsanız, mutlaka siz en üstünsünüzdür
Ali imran 14
(Kuran) Kadınlara, oğullara, kantar kantar altın ve gümüşe, nişanlı atlar ve develere, ekinlere karşı aşırı sevgi beslemek insanlara güzel gösterilmiştir. Bunlar dünya hayatının nimetleridir, oysa gidilecek yerin güzeli Allah katındadır
Ali imran 140
(Kuran) Eğer siz (Uhud'da) bir yara almışsanız, (size düşman olan) o topluluk da (Bedir'de) benzeri bir yara almıştı. Böylece biz, Allah'ın gerçek müminleri ortaya çıkarması ve içinizden şahitler edinmesi için, bu günleri bazan lehe, bazan da aleyhe döndürüp duruyoruz. Allah, zulmedenleri sevmez
Ali imran 141
(Kuran) Bir de Allah, böylece iman edenleri günahlardan arıtmak, inkarcıları ise yok etmek ister
Ali imran 142
(Kuran) Yoksa içinizden Allah cihad edenleri ve sabredenleri belirtmeden cennete gireceğinizi mi sanıyordunuz?
Ali imran 143
(Kuran) And olsun ki, ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz; işte onu gözlerinizle bakarak gördünüz. *
Ali imran 144
(Kuran) Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler geçmişti. Ölür veya öldürülürse geriye mi döneceksiniz? Geriye dönen, Allah'a hiçbir zarar vermez. Allah şükredenlerin mükafatını verecektir
Ali imran 145
(Kuran) Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez; o, belli bir vakte bağlanmıştır. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz; ve kim ahiret nimetini isterse ona ondan veririz. Şükredenlerin mükafatını vereceğiz
Ali imran 146
(Kuran) Nice peygamberlerin yanında Rabbe kul olmuş pek çok kimse savaşmıştır. Allah yolunda başlarına gelenlerden ötürü gevşememişler, yılmamışlar ve boyun eğmemişlerdi. Allah, sabredenleri sever
Ali imran 147
(Kuran) Dedikleri ancak şu idi: "Rabbimiz! Günahlarımızı, işimizdeki aşırılıklarımızı bize bağışla, sebatımızı arttır, inkarcı topluluğa karşı bize yardım et"
Ali imran 148
(Kuran) Bu yüzden Allah onlara dünya nimetini de ahiret nimetini de fazlasiyle verdi. Allah işlerini iyi yapanları sever. *
Ali imran 149
(Kuran) Ey İnananlar! İnkar edenlere itaat ederseniz, sizi geriye döndürürler de kayba uğrarsınız
Ali imran 15
(Kuran) Bundan daha iyisini size haber vereyim mi? Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, Rab'lerinin katında, altlarından ırmaklar akan ve orada temelli kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah'ın rızası vardır. Allah kullarını hakkıyle görücüdür
Ali imran 150
(Kuran) Halbuki Mevlanız Allah'tır. O, yardımcıların en iyisidir
Ali imran 151
(Kuran) Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi Allah'a ortak koşmalarından ötürü, inkar edenlerin kalbine korku salacağız. Onların varacağı yer cehennemdir. Zalimlerin durağı ne kötüdür!
Ali imran 152
(Kuran) And olsun ki, Allah, size verdiği sözde durdu. Onun izniyle kafirleri kırıp biçiyordunuz, ama Allah size arzuladığınız zaferi gösterdikten sonra gevşeyip bu hususta çekiştiniz ve isyan ettiniz; sizden kimi dünyayı, kimi ahireti istiyordu; derken denemek için Allah sizi geri çevirip bozguna uğrattı. And olsun ki O, sizi bağışladı. Allah'ın inananlara nimeti boldur
Ali imran 153
(Kuran) Peygamber arkanızdan sizi çağırırken, kimseye bakmadan kaçıyordunuz; kaybettiğinize ve başınıza gelene üzülmeyesiniz diye, Allah sizi kederden kedere uğrattı. Allah, işlediklerinizden haberdardır
Ali imran 154
(Kuran) Kederden sonra, bir takımınızı kendinden geçirecek şekilde size huzur ve emniyet indirdi; oysa bir takımınız da kendi derdlerine düşmüşlerdi. Haksız yere Allah hakkında, cahiliye devrinde olduğu gibi inanıyorlar. "Bu işte bizim bir fikrimiz var mı?" diyorlardı; De ki: "Buyruğun hepsi Allah'ındır". Sana açmadıklarını içlerinde gizliyorlar. "Bu işte bizim fikrimiz alınsaydı, burada öldürülmezdik" diyorlar. De ki: "Evlerinizde olsaydınız, haklarında ölüm yazılı olan kimseler, yine de devrilecekleri yere varırlardı". Bu, Allah'ın içinde olanı denemesi, kalblerinizde olanı arıtması içindir. Allah gönüllerde olanı bilir
Ali imran 155
(Kuran) İki topluluğun karşılaştığı gün, içinden yüz çevirenlerin, yaptıklarının bir kısmından ötürü şeytan ayaklarını kaydırıp yoldan çıkarmak istemişti. Allah, and olsun ki, onları affetti. Allah bağışlayandır. Halim'dir. *
Ali imran 156
(Kuran) Ey İnananlar! Yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri hakkında: "Onlar yanımızda olsalardı ölmezler ve öldürülmezlerdi" diyen inkarcılar gibi olmayın ki, Allah bunu onların kalblerinde bir hasret olarak bıraksın. Dirilten de öldüren de Allah'tır. Allah işlediklerinizi görür
Ali imran 157
(Kuran) Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, size Allah'tan onların topladıklarından hayırlı bir mağfiret ve rahmet vardır
Ali imran 158
(Kuran) And olsun ki, ölseniz de, öldürülseniz de Allah katında toplanacaksınız
Ali imran 159
(Kuran) Allah'ın rahmetinden dolayı, sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalbli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onlara mağfiret dile, iş hakkında onlara danış, fakat karar verdin mi Allah'a güven, doğrusu Allah güvenenleri sever
Ali imran 160
(Kuran) Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur; eğer sizi yardımsız bırakıverirse, O'ndan başka size yardım edecek kimdir? İnananlar yalnız Allah'a güvensinler
Ali imran 161
(Kuran) Hiçbir peygambere ganimete ve millet malına hiyanet yaraşmaz; haksızlık kim yaparsa, kıyamet günü yaptığı ile gelir, sonra, haksızlık yapılmaksızın herkese kazanmış olduğu ödenir
Ali imran 162
(Kuran) Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'ın hışmına uğrayan gibi midir? Bu kimsenin varacağı yer cehennemdir; O ne kötü varılacak yerdir!
Ali imran 163
(Kuran) Onlar Allah katında derece derecedir. Allah, işlediklerini görmektedir
Ali imran 164
(Kuran) And olsun ki Allah, inananlara, ayetlerini okuyan, onları arıtan, onlara Kitab ve hikmeti öğreten, kendilerinden bir peygamber göndermekle iyilikte bulunmuştur. Halbuki onlar, önceleri apaçık sapıklıkta idiler
Ali imran 165
(Kuran) Başkalarını iki misline uğrattığınız bir musibete kendiniz uğrayınca mı: "Bu nereden?" dersiniz? De ki: "O, kendi tarafınızdandır". Doğrusu Allah her şeye Kadir'dir
Ali imran 168
(Kuran) Onlar oturup, kardeşleri için: "Bize itaat etselerdi öldürülmezlerdi" dediler. De ki: "Eğer doğru sözlü iseniz, ölümü kendinizden savın"
Ali imran 171
(Kuran) Onlar Allah'tan olan bir nimeti, bolluğu ve Allah'ın, müminlerin ecrini zayi etmiyeceğini müjdelemek isterler. *
Ali imran 172
(Kuran) Kendileri savaşta yara aldıktan sonra Allah ve peygamberin çağrısına koşanlara, hele onlardan iyilik edip sakınanlara büyük ecir vardır. *
Ali imran 173
(Kuran) İnsanlar onlara: " Düşmanınız olan insanlar size karşı bir ordu topladılar, onlardan korkun" dediler. Bu, onların imanını artırdı da: "Allah bize yeter. O ne güzel Vekil'dir" dediler
Ali imran 174
(Kuran) Bu yüzden kendilerine bir fenalık dokunmadan, Allah'tan nimet ve bollukla geri döndüler; Allah'ın rızasına uydular. Allah büyük, bol nimet sahibidir
Ali imran 175
(Kuran) İşte o şeytan ancak kendi dostlarını korkutur, inanmışsanız onlardan korkmayın, Benden korkun
Ali imran 176
(Kuran) Küfürde yarışanlar seni üzmesin; şüphesiz onlar Allah' a bir zarar veremezler. Allah ahirette onlara bir pay vermemek istiyor; onlara büyük azab vardır
Ali imran 177
(Kuran) İmanı inkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz onlara ancak, günahları çoğalsın diye mühlet veriyoruz. Küçültücü azab onlaradır
Ali imran 179
(Kuran) Allah inananları sizin durumunuzda bırakacak değildir, temizi pisten ayıracaktır. Allah size gaybı bildirecek değildir; fakat Allah peygamberlerinden dilediğini seçip, ona gaybı bildirir. Artık Allah'a ve peygamberlerine inanın; inanır ve sakınırsanız size büyük ecir vardır
Ali imran 18
(Kuran) Allah, melekler ve adaleti yerine getiren ilim sahibleri, O'ndan başka tanrı olmadığına şahidlik etmişlerdir. O'ndan başka tanrı yoktur, O güçlüdür, Hakim'dir
Ali imran 180
(Kuran) Allah'ın bol nimetinden verdiklerinde cimrilik edenler, sakın bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar, bilakis bu onların kötülüğünedir. Cimrilik yaptıkları şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah işlediklerinizden haberdardır. *
Ali imran 181
(Kuran) And olsun ki, Allah: "Allah fakir; biz zenginiz" diyenlerin sözünü işitmiştir. Dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürdüklerini elbette yazacağız, "Yakıcı azabı tadın" diyeceğiz
Ali imran 182
(Kuran) Bu, yaptığınızın karşılığıdır. Yoksa Allah kullara asla zulmetmez
Ali imran 183
(Kuran) Doğrusu, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamak üzere Allah bize ahid verdi" diyenlere sen, de ki: "Benden önce peygamberler size belgeler ve dediğiniz şeyi getirdi. Doğru sözlü iseniz niçin onları öldürdünüz?
Ali imran 184
(Kuran) Seni yalancı saydılarsa, Senden önce belgeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitab getiren peygamberler de yalanlanmıştı
Ali imran 185
(Kuran) Her insan ölümü tadacaktır. Kıyamet günü, ecirleriniz size mutlaka ödenecektir. Ateşten uzaklaştırılıp cennete sokulan kimse artık kurtulmuştur. Dünya hayatı, zaten, sadece aldatıcı bir geçinmeden ibarettir
Ali imran 186
(Kuran) And olsun ki mallarınız ve canlarınızla sınanacaksınız; hiç şüphesiz, sizden önce Kitab verilenlerden ve Allah' eş koşanlardan çok üzücü sözler işiteceksiniz. Sabreder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bu üzerinde sebat edilecek işlerdendir
Ali imran 187
(Kuran) Allah, Kitab verilenlerden, onu insanlara açıklayacaksınız ve gizlemeyeceksiniz, diye ahid almıştı. Onlar ise, onu arkalarına atıp az bir değere değiştiler. Alış verişleri ne kötüdür!
Ali imran 188
(Kuran) Ettiklerine sevinen ve yapmadıklarıyla övülmekten hoşlananların, sakın onların azabdan kurtulacaklarını sanma; elem verici azab onlaradır
Ali imran 189
(Kuran) Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Allah her şeye Kadir'dir.*
Ali imran 19
(Kuran) Allah katında din, şüphesiz İslamiyettir. Ancak, Kitab verilenler, kendilerine ilim geldikten, aralarındaki ihtiras yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın ayetlerini kim inkar ederse bilsin ki, Allah hesabı çabuk görür
Ali imran 190
(Kuran) Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün biribiri ardınca gelmesinde akıl sahiblerine şüphesiz deliller vardır
Ali imran 191
(Kuran) Onlar ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler: "Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın, Sen münezzehsin. Bizi ateşin azabından koru" , derler
Ali imran 192
(Kuran) Rabbimiz! Sen ateşe kimi sokarsan, onu şüphesiz rezil etmiş olursun, zulmedenlerin hiç yardımcıları yoktur
Ali imran 193
(Kuran) Rabbimiz! Doğrusu biz Rabbinize inanın diye inanmaya çağıran bir çağırıcıyı işittik de iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bize bağışla, kötülüklerimizi ört, canımızı iyelerle beraber al
Ali imran 194
(Kuran) Rabbimiz! Peygamberlerinle vadettiklerini bize ver, kıyamet günü bizi rezil etme. Sen şüphesiz sözünden caymazsın
Ali imran 195
(Kuran) Rableri dualarını kabul etti: "Birbirinizden meydana gelen sizlerden, erkek olsun, kadın olsun, iş yapanını işini boşa çıkarmam. Hicret edenlerin, memleketlerinden çıkarılanların, yolumda ezaya uğratılanların, savaşan ve öldürülenlerin günahlarını elbette örteceğim. And olsun ki, Allah katından bir nimet olarak, onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Nimetin güzeli Allah katındadır"
Ali imran 198
(Kuran) Fakat Rablerinden sakınanlara, Allah katından konukluklar bulunan, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetler vardır. Allah katındaki şeyler, iyi olanlar için daha hayırlıdır
Ali imran 199
(Kuran) Kitab ehlinden Allah'a huşu duyarak inanıp, Allah'ın ayetlerini az bir değere değişmeyenler vardır. İşte onların ecirleri Rablerinin katındadır. Şüphesiz Allah'ın hesabı çabuktur
Ali imran 2
(Kuran) Allah, Ondan başka tanrı olmayan, diri, her an yaratıklarını gözetip durandır
Ali imran 20
(Kuran) Eğer seninle tartışmaya girişirlerse, "Ben bana uyanlarla birlikte kendimi Allah'a verdim," de. Kendilerine Kitab verilenlere ve kitabsızlara: "Siz de İslam oldunuz mu?" de, şayet İslam olurlarsa doğru yola girmişlerdir, yüz çevirirlerse, sana yalnız tebliğ etmek düşer. Allah kullarını görür.*
Ali imran 200
(Kuran) Ey İnananlar! Sabredin, düşmanlarınızdan daha sabırlı olun, cihada hazır bulunun, Allah'a karşı gelmekten sakının ki başarıya erişebilesiniz. *
Ali imran 21
(Kuran) Allah'ın ayetlerini inkar edenlere, haksız yere peygamberleri öldürenlere, insanlardan adaleti emredenleri öldürenlere elem verici bir azabı müjdele
Ali imran 22
(Kuran) Onlar, dünya ve ahirette işleri boşa çıkacak olanlardır. Onların hiç yardımcıları da yoktur
Ali imran 23
(Kuran) Kendilerine Kitabdan bir pay verilenleri, görmedin mi? Onlar aralarında hüküm vermek için Allah'ın Kitabına çağırılmışlar sonra onlardan bir takımı dönmüşlerdir. Onlar temelli yüz çevirenlerdir
Ali imran 24
(Kuran) Bu, onların: "Bize ateş sadece sayılı birkaç gün değecektir" demelerindendir. Uydurup durdukları şeyler, onları dinlerinde yanıltmıştır
Ali imran 25
(Kuran) Geleceğinden şüphe olmayan günde, onları topladığımız ve haksızlık yapılmayarak herkese kazandığı eksiksiz verildiği zaman, nasıl olacak?
Ali imran 26
(Kuran) Mülkün sahibi olan Allah'ım! Mülkü dilediğine verirsin; dilediğinden çekip alırsın; dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın; iyilik elindedir. Doğrusu Sen, her şeye Kadir'sin
Ali imran 27
(Kuran) Geceyi gündüze, gündüzü geceye geçirirsin; ölüden diri, diriden ölü çıkarırsın; dilediğini hesabsız rızıklandırırsın
Ali imran 28
(Kuran) Müminler, müminleri bırakıp kafirleri dost edinmesinler; kim böyle yaparsa Allah katında bir değeri yoktur, ancak, onlardan sakınmanız hali müstesnadır. Allah sizi Kendisiyle korkutur, dönüş Allah'adır
Ali imran 29
(Kuran) İçinde olanı gizleseniz de açıklasanız da Allah onu bilir. Göklerde olanları da, yerde olanları da bilir. Allah her şeye Kadir'dir de
Ali imran 30
(Kuran) Her kişinin yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü, ki kendisiyle o kötülük arasında uzun bir mesafe olmasını diler, hazır bulacağı günü bir düşünün. Kullarına karşı şefkatli olan Allah size kendinden korkmanızı emreder. *
Ali imran 31
(Kuran) Allah'ı seviyorsanız bana uyun. Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah affeder ve merhamet eder
Ali imran 32
(Kuran) De ki: "Allah'a ve peygambere itaat edin". Yüz çevirirlerse bilsinler ki, Allah inkar edenleri sevmez
Ali imran 35
(Kuran) İmran'ın karısı: "Ya Rabbi! Karnımda olanı, sadece sana hizmet etmek üzere adadım, benden kabul buyur, doğrusu işiten ve bilen ancak Sensin" demişti
Ali imran 36
(Kuran) Onu doğurduğunda, Allah onun ne doğurduğunu bilirken "Ya Rabbi! Kız doğurdum. Erkek, kız gibi değildir, ben ona Meryem adını verdim, ben onu da soyunu da, kovulmuş şeytandan Sana sığındırırım", dedi
Ali imran 37
(Kuran) Rabbi onu güzel bir kabulle karşıladı, güzel bir bitki gibi yetiştirdi; onu Zekeriya'nın himayesine bıraktı. Zekeriya mabedde onun yanına her girişinde, yanında bir yiyecek bulurdu. "Ey Meryem! Bu sana nereden geldi?" demiş, o da: Bu, Allah'ın katındandır" cevabını vermişti. Doğrusu Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır
Ali imran 38
(Kuran) Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Ya Rabbi! Bana kendi katından temiz bir soy bahşet, doğrusu Sen duayı işitirsin"
Ali imran 39
(Kuran) Mabedde namaz kılarken melekler ona seslendiler: "Allah sana Allah'ın emriyle (vücud bulan İsa'yı) tasdik eden, efendi, iffetli, iyilerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler"
Ali imran 40
(Kuran) Ya Rabbi! Ben artık iyice kocamış, karım da kısırken nasıl oğlum olabilir?" dedi. Allah: "Böyledir, Allah dilediğini yapar dedi
Ali imran 41
(Kuran) Ya Rabbi! Bana bir alamet ver" dedi, "Alametin, üç gün, işaretle anlaşma dışında insanlarla konuşmamandır; Rabbini çok an, akşam sabah hamd et dedi. *
Ali imran 42
(Kuran) Melekler şöyle demişti: "Ey Meryem! Allah seni seçip temizledi. Dünyaların kadınlarından seni üstün tuttu
Ali imran 43
(Kuran) Ey Meryem! Rabbine gönülden boyun eğ, secde et, rüku edenlerle birlikte ruku et
Ali imran 44
(Kuran) Bu Sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye kalemlerini atarlarken sen yanlarında değildin, çekişirlerken de orada bulunmadın
Ali imran 45
(Kuran) Melekler demişti ki: "Ey Meryem! Allah sana, Kendinden bir sözü, adı Meryem oğlu İsa olan Mesihi, dünya ve ahirette şerefli ve Allah'a yakın kılınanlardan olarak müjdeler"
Ali imran 46
(Kuran) İnsanlarla, beşikte iken de, yetişkin iken de konuşacaktır ve o, iyilerdendir
Ali imran 47
(Kuran) Meryem: "Rabbim! Bana bir insan dokunmamışken nasıl çocuğum olabilir?" demişti. Melekler şöyle dediler: "Allah dilediğini böylece yaratır. Bir işin olmasını dilerse ona ol der ve olur"
Ali imran 5
(Kuran) Şüphesiz gökte ve yerde hiçbir şey Allah'tan gizli kalmaz
Ali imran 52
(Kuran) İsa onların inkarlarını hissedince: "Allah uğrunda yardımcılarım kimlerdir?" dedi. Havariler şöyle dediler: "Biz Allah'ın yardımcılarıyız, Allah'a inandık, O'na teslim olduğumuza şahid ol"
Ali imran 53
(Kuran) Rabbimiz! İndirdiğine inandık, Peygambere uyduk; bizi şahid olanlarla beraber yaz
Ali imran 54
(Kuran) Fakat hile yaptılar. Allah da onları cezalandırdı. Allah, hile yapanların cezasını en iyi verendir. *
Ali imran 57
(Kuran) İnanıp yararlı iş işleyenlerin ecirleri ise tastamam verilecektir. Allah zalimleri sevmez
Ali imran 58
(Kuran) Sana okuduğumuz bunlar, ayetlerden ve hikmet dolu Kuran'dandır
Ali imran 59
(Kuran) Allah'ın katında İsa'nın durumu kendisini topraktan yaratıp sonra ol demesiyle olmuş olan Adem'in durumu gibidir
Ali imran 6
(Kuran) Ana rahminde sizi dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka tanrı yoktur, güçlüdür, Hakim'dir
Ali imran 60
(Kuran) Gerçek Rabb'indendir, o halde şüphelenenlerden olma
Ali imran 61
(Kuran) Sana ilim geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartışacak olursa, de ki: " Gelin, oğullarımızı, oğullarınızı, kadınlarımızı, kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra lanetleşelim de, Allah'ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim"
Ali imran 62
(Kuran) Şüphesiz bu anlatılanlar gerçek olaylardır. Allah'tan başka tanrı yoktur. Doğrusu Allah güçlüdür, Hakim'dir
Ali imran 63
(Kuran) Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah bozguncuları bilir.*
Ali imran 64
(Kuran) De ki: "Ey Kitab ehli! Ancak Allah'a kulluk etmek, O'na bir şeyi eş koşmamak, Allah'a bırakıp birbirimizi rab olarak benimsememek üzere, bizimle sizin aranızda müşterek bir söze gelin". Eğer yüz çevirirlerse: "Bizim müslüman olduğumuza şahid olun" deyin
Ali imran 65
(Kuran) Ey Kitab ehli! İbrahim hakkında niçin tartışıyorsunuz? Tevrat da, İncil de şüphesiz ondan sonra indirilmiştir. Akletmiyor musunuz?
Ali imran 66
(Kuran) Siz, hadi bilginiz olan şey üzerinde tartışanlarsınız. Ama bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışırsınız. Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz
Ali imran 67
(Kuran) İbrahim, yahudi de, hıristiyan da değildi, ama doğruya yönelen bir müslimdi; puta tapanlardan değildi
Ali imran 68
(Kuran) Doğrusu İbrahim'e en yakın olanlar, ona uyanlar, bu peygamber ve inananlardır. Allah inananların dostudur
Ali imran 69
(Kuran) Kitab ehlinden bir takımı sizi sapıtmak isterler; oysa kendilerini saptırırlar da farkına varmazlar
Ali imran 7
(Kuran) Sana Kitab'ı indiren O'dur. Onda Kitab'ın temeli olan kesin anlamlı ayetler vardır, diğerleri de çeşitli anlamlıdırlar. Kalblerinde eğrilik olan kimseler, fitne çıkarmak, kendilerine göre yorumlamak için onların çeşitli anlamlı olanlarına uyarlar. Oysa onların yorumunu ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar: "Ona inandık, hepsi Rabbimiz'in katındandır" derler. Bunu ancak akıl sahipleri düşünebilirler
Ali imran 70
(Kuran) Ey Kitab ehli! Sizler göz göre göre Allah'ın ayetlerini niçin inkar ediyorsunuz?
Ali imran 71
(Kuran) Ey Kitab ehli! Niçin hakkı batıla karıştırıyor ve bile bile hakkı gizliyorsunuz? *
Ali imran 74
(Kuran) Rahmetini dilediğine tahsis eder, Allah büyük, bol nimet sahibidir
Ali imran 75
(Kuran) Kitab ehli arasında kantarla emanet bıraksan onu sana ödeyen ve bir lira emanet etsen, tepesine dikilmedikçe onu sana ödemeyen vardır. Bu, onların: "Kitabsızlara karşı üzerimize bir sorumluluk yoktur" demelerindendir. Onlar bile bile Allah'a karşı yalan söylemektedirler
Ali imran 76
(Kuran) Hayır, öyle değil; ahdini yerine getiren ve günahtan sakınan bilsin ki, Allah sakınanları şüphesiz sever
Ali imran 77
(Kuran) Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir değere değişenlerin, işte onların, ahirette bir payları yoktur. Allah onlara kıyamet günü hitab etmeyecek, onlara bakmayacak, onları temize çıkarmayacaktır. Elem verici azab onlar içindir
Ali imran 78
(Kuran) Onlardan bir takımı, Kitapta olmadığı halde Kitabdan zannedesiniz diye dillerini eğip bükerler. O, Allah katından olmadığı halde: "Allah katındandır" derler, bile bile Allah'a karşı yalan söylerler
Ali imran 79
(Kuran) Allah'ın kendisine Kitab'ı hükmü, peygamberliği verdiği insanoğluna: "Allah'ı bırakıp bana kulluk edin" demek yaraşmaz, fakat: "Kitabı öğrettiğinize, okuduğunuza göre Rabb'e kul olun" demek yaraşır
Ali imran 8
(Kuran) Rabbimiz! Bizi doğru yola erdirdikten sonra kalblerimizi eğriltme, katından bize rahmet bağışla; şüphesiz Sen sonsuz bağışta bulunansın
Ali imran 80
(Kuran) Size melekleri, peygamberleri Rab olarak benimsemenizi emretmesi de yaraşmaz. Siz müslüman olduktan sonra, size inkar etmeyi mi emredecek? *
Ali imran 81
(Kuran) Allah peygamberlerden ahid almıştı: "And olsun ki size Kitab, hikmet verdim; sizde olanı tasdik eden bir peygamber gelecek, ona mutlaka inanacaksınız ve ona mutlaka yardım edeceksiniz, inkar edip bu ahdi kabul ettiniz mi?" demişti. "İkrar ettik" demişlerdi de: "Şahid olun, Ben de sizinle beraber şahidlerdenim" demişti
Ali imran 82
(Kuran) Bunun ardından yüz çeviren var ya, işte onlar fasık olanlardır
Ali imran 83
(Kuran) Alah'ın dininden başka bir din mi arzu ediyorlar? Oysa göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez O'na teslim olmuştur, O'na döneceklerdir
Ali imran 84
(Kuran) Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına indirilene, Rableri tarafından Musa, İsa ve peygamberlere verilene inandık, onları birbirinden ayırt etmeyiz biz O'na teslim olanlarız de
Ali imran 85
(Kuran) Kim İslamiyet'ten başka bir dine yönelirse, onunki kabul edilmeyecektir. O ahirette de kaybedenlerdendir
Ali imran 86
(Kuran) İnandıktan, peygamberin hak olduğuna şehadet ettikten, kendilerine belgeler geldikten sonra inkar eden bir milleti Allah nasıl doğru yola eriştirir? Allah zalimleri doğru yola eriştirmez
Ali imran 87
(Kuran) İşte bunların cezası, Allah'ın, meleklerin, insanların hepsinin lanetine uğramalarıdır
Ali imran 88
(Kuran) Orada temellidirler; onlardan azab hafifletilmez; onların azabı geciktirilmez
Ali imran 89
(Kuran) Ancak bunun ardından tevbe edip düzelenler müstesnadır. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder
Ali imran 9
(Kuran) Rabbimiz! Doğrusu geleceği şüphe götürmeyen günde, insanları toplayacak olan Sensin. Şüphesiz ki Allah verdiği sözden caymaz.*
Ali imran 90
(Kuran) İnandıktan sonra inkar edip, inkarda aşırı gidenler var ya, onların tevbeleri kabul edilmeyecektir. İşte sapıklar onlardır
Ali imran 91
(Kuran) Doğrusu inkar edip, inkarcı olarak ölenlerin hiçbirinden, yeryüzünü dolduracak kadar altını fidye vermiş olsa bile, bu kabul edilmeyecektir. İşte elem verici azab onlaradır, onların hiç yardımcıları da yoktur. *
Ali imran 92
(Kuran) Sevdiğiniz şeylerden sarfetmedikçe iyiliğe erişemezsiniz. Her ne sarfederseniz, şüphesiz Allah onu bilir
Ali imran 93
(Kuran) Tevrat'ın indirilmesinden önce İsrail'in kendilerine haram ettiğinden başka bütün yiyecekler İsrailoğullarına helal idi; "Doğru sözlü iseniz Tevrat'ı getirip okuyun"
Ali imran 94
(Kuran) Bundan sonra Allah'a karşı kim yalan isnad ederse, işte onlar zalimlerdir
Ali imran 95
(Kuran) De ki: "Allah doğru söyledi, doğruya meyleden İbrahim'in dinine uyun; O, puta tapanlardan değildi"
Ali imran 96
(Kuran) Doğrusu insanlar için ilk kurulan ev, Mekke'de, dünyalar için mübarek ve doğru yol gösteren Kabe'dir
Ali imran 97
(Kuran) Orada apaçık deliller vardır, İbrahim'in makamı vardır; kim oraya girerse, güvenlik içinde olur; oraya yol bulabilen insana Allah için Kabe'yi haccetmesi gereklidir. Kim inkar ederse, bilsin ki; doğrusu Allah alemlerden müstağnidir
Ali imran 98
(Kuran) Ey Kitab ehli! Allah yaptıklarınızı görüp dururken, niçin Allah'ın ayetlerini inkar ediyorsunuz?
Ali imran 99
(Kuran) Ey Kitab ehli! siz doğru olduğuna şahidken, niçin inananları Allah'ın yolunu eğri göstermeğe yeltenerek ondan çeviriyorsunuz? Allah işlediklerinizden gafil değildir
ali kemal
Kurtuluş Savaşı aleyhindeki yazılarından dolayı yargılanmak üzere Ankara'ya götürülürken 1922'de izmit'te linç edilmiş gazeteci ve siyaset adamı
ali paşa
Erzurum'un Pasinler ilçesinde bir kaplıca
ali paşa kebabı
Kuş başı doğranmış et ve baklava yufkasıyla yapılan bir tür kebap
ali ruhi
Divan edebiyatı geleneğini sürdüren şiirlerini "LEAMET" adlı kitabında toplamış, acıklı hayatı Behçet Necatigil'in "Ertuğrul Faciası" adlı oyununa konu olmuş XıX. yy. Türk şairi
ali rıza
izmir'in kurtuluşunda şehre ilk giren ve Hükümet Konağı'ndan Yunan bayrağını indirerek buraya Türk bayrağını çeken süvari teğmeni
ali ulvi
Siyasal içerikli mizah ögesini birleştiren, 1950 kuşağının en önemli Türk Karikatürcüsü
ali vehbi türküstün
ilk Türk dağcısı olarak bilinen isim
ali çetinkaya
Atatürk'ün muhafızı
ÂLİ BAHT
(Osmanlı Dönemi) f. Talihli, şanslı, bahtlı
ZENBİLLİ ALİ EFENDİ
(Osmanlı Dönemi) Yavuz Sultan Selim Han ve Kanuni Süleyman devrinin meşhur Şeyh-ül İslâmı ve âlimidir. Asıl adı Alâaddin Ali Cemâl Çelebi'dir. Allah rızası ve Allah korkusundan başka birşey tanımaması sayesinde, pervasız hareketleri ile bir çok insanın hayatlarını koruyabilmiş, adaleti te'min etmiştir. Sağlam dindarların sultanlara karşı nasıl metanet ve cesaret göstereceğine nümunelik bir zat olarak yaşamış, devlet reislerine istikameti gösterebilen bir İslâm kahramanı olmuştur. Vefatı Mi: 1526 tarihine rastlar. Karaman'l
kasrı âli
(Osmanlı Dönemi) yüce olan kasr, saray
ruşen ali
Köroğlu'nun gerçek adı
sabahattin ali
Değirmen, Sırça Köşk, Kuyucaklı Yusuf gibi yapıtlarıyla tanınmış öykü ve roman yazarımız
seydi ali reis
Hint Okyanusu kaptanı olarak Portekiz korsanlarıyla başarılı savaşlar yapmış, denizciliğinin yanı sıra tarih, coğrafya, matematik ve denizcilik üzerine yazılmış yapıtlarıyla da tanınmış XVı. yüzyıl Osmanlı amirali
Английский Язык - Английский Язык
A male given name, derived from the Arabic root `-l-y which means "paramount"
A Muslim surname
A diminutive of the female given names Alison, Alyson, Allyson or Allison, also spelled Allie
The Muslim caliph Ali ibn Abi Talib, the rejection and assassination of whom, led to the schism between Sunni and Shiite branches. Arabic: (علي بن ابي طالب)
N: they (things); everything
American prizefighter who won the world heavyweight title in 1964, 1974, and 1978. born 600, Mecca died January 661, Al-Kfah, Iraq Cousin and son-in-law of the Prophet Muhammad and fourth caliph (656-661). Al was a ward of Muhammad, just as Muhammad himself had been a ward of Al's father, Ab lib. An early convert to Islam, he helped foil an assassination plot against Muhammad and, following the Hijrah to Medina (622), fought beside him against his enemies, gaining renown as a soldier. Since some in the early Muslim community claimed that Muhammad did not name any successor and others claimed that he named Al, the controversy over Al's claim to the caliphate resulted in the fundamental schism in Islam that eventually led to the creation of the Shite (from shat Al, "party of Al") and Sunnite branches of the religion. His willingness to compromise with his adversaries during the first fitnah led some of his troops to desert and form the Khrijite sect, one of whose members later assassinated Al. In later Islamic hagiography, Al was held up as the paradigm of youthful chivalry and virtue by both Shites and Sunnites. See also al-Husayn ibn Al; Battle of Karbal; Muwiyah. Abu Ali al Husayn ibn Abd Allah ibn Sina Hasan ibn Ali ibn Abi talib Abd al Mu'min ibn Ali Ali Muhammad Ali ibn Abi talib Mirza Ali Muhammad of Shiraz Mirza Hoseyn Ali Nuri Belhadj Ali Ali Bel Hajj Ben Ali Zine el Abidine Bhutto Zulfikar Ali Bourguiba Habib ibn Ali Husayn ibn Ali al Husayn ibn Ali Hyder Ali Abu Muhammad Ali ibn Ahmad ibn Said ibn Hazm Jinnah Mohammed Ali Mir Sayyid Ali Muhammad Ali Abu Ali Hasan ibn Ali Sonni Ali Sidi Muhammad ibn Ali al Sanusi al Mujahiri al Hasani al Idrisi
{i} Arab caliph; cousin and son-in-law of Muhammad
a male given name, derived from the Arabic root '-l-y which means "high"
Autofahrer Leit-und Informationssystem (Driver Guidance and Information) [Germany]
ATM Line Interface Interface between ATM and 3G systems
Cousin and son-in-law of Mahomet, the beauty of whose eyes is with the Persians (Atasözü)ial; insomuch that the highest term they employ to express beauty is Ayn Hali (eyes of Ali) - Chardin
The fourth of the four Rightly-Guided Caliphs and the cousin and son-in-law of Muhammad (pbuh) He was raised by Muhammad (pbuh) and was the second to embrace Islam after Khadeejah (Muhammad's first wife)
Acer Laboratories Inc
Annual Limit on Intake
the Muslim caliph Ali ibn Abi Talib, the assassination of whom led to the schism between Sunni and Shiite branches
a nickname surrogate for Alison, Alyson, Allyson or Allison
a 2001 biopic on Muhammed Ali
Automatic Location Identification – location of the telephone calling 9-1-1
Ali is the first of the 12 infallible Imams (leaders) appointed by the Prophet, on Allah's instructions, to succeed him to lead the Muslims
United States prizefighter who won the world heavyweight championship three times (born in 1942)
the name given to the Marshall amplifiers that came after the plexi's and had aluminum front panels
Cousin and son-in-law of Muhammad; one of orthodox caliphs; focus for Shi'is (p 285)
American Law Institute
the fourth caliph of Islam who is considered to be the first caliph by Shiites; he was a cousin and son-in-law of Muhammad; after his assination Islam was divided into Shiite and Sunnite sects United States prizefighter who won the world heavyweight championship three times (born in 1942)
Ali Baba
An extremely lucky person, especially one who acquires a large fortune by luck or by chance
Ali Baba
An ethnic slur used by occupational soldiers for a native of Iraq
Ali Baba
A fictional character featured in Ali Baba and the Forty Thieves of The Arabian Nights, famous for his encounter with the Forty Thieves and their treasure trove cave that opens on the command "open sesame"
Ali Baba and the Forty Thieves
A classic tale of medieval Arabic literature where the honest protagonist Ali Baba defeats the Forty Thieves whose robberies were in a cave that automatically opens and seals itself, respectively, on the commands Open Sesame and Close Sesame
Ali Baba
poor woodcutter who entered the cave of the forty thieves by means of the magic words "Open Sesame" (from one of the stories in "The Arabian Nights")
Ali Baba
the main character in a story called Ali Baba and the Forty Thieves, from The Arabian Nights. Ali Baba sees 40 thieves enter a secret cave (=a large hole in the side of a cliff or under the ground) by saying the magic words "Open Sesame", which makes a door in the cliff open. He repeats these words, enters the cave, and takes some of the gold that the thieves keep there
Ali Belhadj
also spelled Al Bel ajj born 1956, Tunisia Deputy leader of the Islamic Salvation Front (FIS), an Algerian political party. Born to Algerian parents, he became a high-school teacher and an imam. He and the more moderate Abbasi al-Madani registered FIS as a political party in 1989. In 1990 FIS won a majority of votes in local elections; in 1991 the Algerian government announced martial law and imprisoned Belhadj and al-Madani. In 1994 Belhadj was transferred to house arrest
Ali Muhammad of Shiraz
Bab ed-Din (1819-50), Persian religious leader, founder of Babism
Ali ibn Abi talib
born 600, Mecca died January 661, Al-Kfah, Iraq Cousin and son-in-law of the Prophet Muhammad and fourth caliph (656-661). Al was a ward of Muhammad, just as Muhammad himself had been a ward of Al's father, Ab lib. An early convert to Islam, he helped foil an assassination plot against Muhammad and, following the Hijrah to Medina (622), fought beside him against his enemies, gaining renown as a soldier. Since some in the early Muslim community claimed that Muhammad did not name any successor and others claimed that he named Al, the controversy over Al's claim to the caliphate resulted in the fundamental schism in Islam that eventually led to the creation of the Shite (from shat Al, "party of Al") and Sunnite branches of the religion. His willingness to compromise with his adversaries during the first fitnah led some of his troops to desert and form the Khrijite sect, one of whose members later assassinated Al. In later Islamic hagiography, Al was held up as the paradigm of youthful chivalry and virtue by both Shites and Sunnites. See also al-Husayn ibn Al; Battle of Karbal; Muwiyah
ali baba
the fictional woodcutter who discovered that `open sesame' opened a cave in the Arabian Nights' Entertainments
ali-
Cousin and son-in-law of Mahomet, the beauty of whose eyes is with the Persians (Atasözü)ial; insomuch that the highest term they employ to express beauty is Ayn Hali (eyes of Ali) - Chardin
ali-
Acer Laboratories Inc
ali-
American Law Institute
ali-
Autofahrer Leit-und Informationssystem (Driver Guidance and Information) [Germany]
ali-
the fourth caliph of Islam who is considered to be the first caliph by Shiites; he was a cousin and son-in-law of Muhammad; after his assination Islam was divided into Shiite and Sunnite sects
ali-
United States prizefighter who won the world heavyweight championship three times (born in 1942)
ali-
Automatic Location Identification – location of the telephone calling 9-1-1
ali-
the name given to the Marshall amplifiers that came after the plexi's and had aluminum front panels
ali-
Ali is the first of the 12 infallible Imams (leaders) appointed by the Prophet, on Allah's instructions, to succeed him to lead the Muslims
ali-
ATM Line Interface Interface between ATM and 3G systems
ali-
N: they (things); everything
ali-
Annual Limit on Intake
ali-
The fourth of the four Rightly-Guided Caliphs and the cousin and son-in-law of Muhammad (pbuh) He was raised by Muhammad (pbuh) and was the second to embrace Islam after Khadeejah (Muhammad's first wife)
ali-
Cousin and son-in-law of Muhammad; one of orthodox caliphs; focus for Shi'is (p 285)
Abd al-Mu'min ibn Ali
born 1094, Tgr, kingdom of the ammdids died 1163, Rabat, Almohad empire Berber caliph (1130-63) of the Almohad dynasty. Around 1117 he fell under the sway of Ibn Tmart, founder of the Almohad religious movement, and joined him in opposing to the ruling Almoravid dynasty. He succeeded Ibn Tmart on the latter's death in 1130 and for the next 17 years carried on the struggle against the Almoravids. After defeating them at Marrakech in 1147, he massacred many of the city's inhabitants, made Marrakech his home base, and conquered all of North Africa west of Egypt
Ayatollah Ali Khamenei
the religious leader of Iran who succeeded Ayatollah Khomeini in 1989. He is regarded by Iranians as God's representative on earth and has the highest position of power in the country (1939-)
Habib ibn Ali Bourguiba
born Aug. 3, 1903, Al-Munastr, Tun. died April 6, 2000, Al-Munastr President of Tunisia (1957-87). He studied at the Sorbonne, where he met independence-minded Algerians and Moroccans. He founded a nationalist newspaper in 1932. In 1934 he founded the Neo-Destour Party and became central to the Tunisian liberation movement. His efforts led the French to imprison him for three years, but he negotiated Tunisia's independence from that country in 1956. The Tunisian monarchy was abolished in 1957, and Bourguiba became president. During his 30 years in office he kept the army small and devoted much of the budget to improving education and health. Made president for life in 1975, he was removed from in 1987 because of ill health. He was succeeded by Zine el-Abidine Ben Ali
Husayn ibn Ali
born 1854, Constantinople, Ottoman Empire died 1931, Amman, Transjordan Sharif of the Hshimite line, Ottoman-appointed emir of Mecca (1908-16), and self-proclaimed king of the Arabs (1916-24). His claim to be the new caliph (1924) led to a short and unsuccessful war against Ibn Sad. usayn was exiled to Cyprus. One of his sons, Abdullh, became king of Transjordan (present-day Jordan); another became king of Syria and later Iraq as Faysal I
Hyder Ali
born 1722, Budikote, Mysore, India died Dec. 7, 1782, Chittoor Muslim ruler of Mysore, in southern India. He organized the first Indian-controlled corps of Indian soldiers armed with Western weapons, obtained a command in the Mysore army, and eventually overthrew Mysore's raja. He conquered neighbouring areas and joined a confederacy with the Nim Al Khn and the Marathas against the British. He fought the British for more than a decade, but at the end of his life, recognizing that he could not defeat them, he urged his son to make peace
Mehemet Ali
{i} (1769-1849) Albanian soldier in the service of Turkey who became viceroy of Egypt from 1805 t0 1848
Mir Sayyid Ali
flourished 16th century Persian miniature painter. Born in Tabrz, he went to India about 1545. He and fellow countryman Abd al-Samad instructed the artists of the imperial atelier, most of them Indians, and thereby helped to found the school of Mughal painting. He supervised part of the production of the illustrations to the Mughal manuscript Dstn-e Amr amzeh ("Stories of Amir Hamzeh"). The few paintings by him that have survived reveal that he was a highly gifted painter, wielding a delicate brushstroke and great powers of observation
Mohammed Ali Jinnah
the first governor-general of Pakistan, from 1947 until his death. Jinnah was for many years the leader of the Muslim League in India, an organization that wanted a separate country for India's Muslims. He was mainly responsible for establishing the state of Pakistan in 1947 (1876-1948). born Dec. 25, 1876, Karachi, India died Sept. 11, 1948, Karachi, Pak. Indian Muslim politician, founder and first governor-general of Pakistan (1947-48). He was educated in Bombay (now Mumbai) and London, where he became a lawyer at age
Mohammed Ali Jinnah
After returning to India, he practiced law and was elected to India's Imperial Legislative Council in 1910. Committed to home rule for India and to maintaining Hindu-Muslim unity, he joined the Muslim League in 1913 and worked to ensure its collaboration with the Indian National Congress. He was opposed to Mohandas K. Gandhi's noncooperation movement and withdrew from the Congress. In the late 1920s and early '30s, he was seen as too moderate by some Muslims but too Muslim by the Congress Party. From 1937, when the Congress Party refused to form coalition governments with the Muslim League in the provinces, Jinnah began to work for the partitioning of India and on creating a Muslim state. Pakistan emerged as an independent country in 1947, and Jinnah became its first head of state. He died in 1948, revered as the father of the nation
Muhammad Ali
Turkish soldier and viceroy of Egypt (1805-1848) who wrested control of Egypt from the weakening Ottoman Empire (1811) and established a modern state, over which his family ruled until 1952. a US boxer who became world heavyweight champion in 1964, and then again in 1974 and 1978, and is one of the greatest boxers ever. He changed his name from Cassius Clay when he became a Muslim in 1964 (1942- ). orig. Cassius (Marcellus) Clay born Jan. 17, 1942, Louisville, Ken., U.S. U.S. boxer. Cassius Clay took up boxing at the age of 12 and rose through the amateur ranks to win the Olympic light heavyweight crown in 1960. His first professional heavyweight title win was against Sonny Liston in 1964. After defending the title nine times between 1965 and 1967, he was stripped of it for refusing induction into the armed forces following his acceptance of the teachings of the Nation of Islam. It was then that he changed his name to Muhammad Ali. In 1974 Ali regained his title after defeating the former champion Joe Frazier and the then-current champion George Foreman. He lost to Leon Spinks in 1978 but later that year regained the title a third time, becoming the first heavyweight champion ever to do so. He retired in 1979, having lost only three of 59 fights. Attempted comebacks in 1980 and 1981 failed. Throughout his career Ali was known for his aggressive charm, invincible attitude, and colourful boasts, often expressed in doggerel verse. "I am the greatest" was his personal credo. Ali's later years have been marked by physical decline. Damage to his brain, caused by blows to the head, has resulted in slurred speech, slowed movement, and other symptoms of Parkinson disease. born 1769, Kavala, Macedonia, Ottoman Empire died Aug. 2, 1849, Alexandria, Egypt Viceroy of Egypt (1805-48) for the Ottoman Empire and founder of the dynasty that ruled Egypt until 1953. He reorganized Egyptian society in the aftermath of the Napoleonic occupation, eliminating the remnants of the Mamlks (see Mamlk dynasty), restricting native merchants and artisans, and stamping out peasant rebellions. He nationalized most land, introduced the cultivation of cash crops, and attempted to develop modern industry, but his efforts were undermined by a lack of trained workers, the deleterious effects of excessive taxation, and a common disaffection with peasant conscription. He succeeded in securing for his family the hereditary right to rule Egypt and The Sudan (1841), which opened the way to eventual independence from Ottoman domination. See also Abbs I
Muhammad Ali
(born 1942 as Cassius Clay) United States heavyweight boxer
Muhammad Ali Jinnah
{i} (1876-1948) Indian statesman who founded Pakistan as a Muslim state, first Governor General of Pakistan from 1947 to 1948
Sonni Ali
died 1492 West African monarch who initiated the imperial expansion of the Songhai empire. His first major conquest (1468) was the city of Timbuktu, one of the chief anchors of the declining Mali empire. A seven-year siege of the city of Jenné (now Djenné) resulted in its conquest in 1473. He spent most of his reign repulsing attacks on his empire by the Dendi, the Fulani, the Mossi, and the Tuareg. Little is known about his administration, but Arab chroniclers characterized him as a cruel and capricious tyrant
Zine el-Abidine Ben Ali
born Sept. 3, 1938, near Sousse, Tun. President of Tunisia (from 1987). Trained as a soldier, he headed the defense ministry's military intelligence section for 10 years (1964-74) before entering the foreign service. He served as ambassador to Poland before returning home to hold several domestic government posts, which culminated in a dual appointment as prime minister and interior minister. In 1987 he replaced President Habib Bourguiba, who had been declared medically unfit. He was returned to office in elections in 1989, 1994, and 1999
Zulfikar Ali Bhutto
a Pakistani politician who was President (1971-73) and then prime minister (1973-77) of Pakistan. He was overthrown in a military coup in 1977 and executed in 1979. His daughter Benazir Bhutto was Prime Minister from 1988 to 1990 (1928-79). born Jan. 5, 1928, near Larkana, Sindh, India died April 4, 1979, Rawalpindi, Pak. President (1971-73) and prime minister (1973-77) of Pakistan. Son of a prominent politician, he was educated in India, the U.S., and Britain. He served eight years in the government of Mohammad Ayub Khan (1907-74) then resigned to form the Pakistan People's Party (1967). After the overthrow of the Ayub Khan regime and the Pakistani civil war, Bhutto became president (1971). He nationalized several key industries and taxed landed families. He became prime minister in 1973, and his government, retaining martial law, began a process of Islamization. Bhutto's party won elections in 1977, but the opposition accused him of electoral fraud. Gen. Zia-ul-Haq seized power and had Bhutto imprisoned and later executed. Benazir Bhutto is his daughter
al- Husayn ibn Ali
born January 626, Medina, Hejaz, Arabian Peninsula died Oct. 10, 680, Karbal, Iraq Muslim political and religious leader. He was the grandson of the Prophet Muhammad. After the assassination of his father, the fourth caliph, Al ibn Ab Tlib, he accepted the rule of the first caliph of the Umayyad dynasty, Muwiyah I. He refused, however, to acknowledge the succession of the latter's son, Yazd I, and instead accepted an invitation to travel to Iraq in order to lead a revolt against the Umayyads. He, along with a small entourage of family and followers, was intercepted by the Umayyads and killed at the Battle of Karbal. He is viewed by Shite Muslims as the prototypical martyr, and his death became a central theme of later Shite theology and is commemorated annually during the holy festival of shr
mohammed ali
Albanian soldier in the service of Turkey who was made viceroy of Egypt and took control away from the Ottoman Empire and established Egypt as a modern state (1769-1849)
âli

    Расстановка переносов

    A·li

    Турецкое произношение

    äli

    Произношение

    /ˈälē/ /ˈɑːliː/

    Слово дня

    nuptial
Избранное