Eğer onu kolundan yakalamasaydı, göletin içine düşmüş olacaktı.
- She would have fallen into the pond if he had not caught her by the arm.
Yaşlı adam büyük bir balık yakaladı.
- The old man caught a big fish.
Soğuk algınlığına yakalanmış olabileceğimi düşünüyorum.
- I think I might've caught a cold.
Eve dönerken yağmura yakalanmıştım.
- I was caught in a shower on my way home.
... JEFF JARVIS: We play this game of catch here. ...
... camera can catch you? ...