liebste

listen to the pronunciation of liebste
Almanca - Türkçe
{'li: pstı} r,e sevgili(m)
İngilizce - Türkçe

liebste teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

favorite
{i} gözde

Haşhaş tohumlu çörekler onun gözdesidir, ama onun yaban mersinine razı olmak zorunda olduğu günler vardır. - Poppy seed muffins are her favorites, but there are days when she must settle for blueberry.

Gözde yoga duruşun nedir? - What's your favorite yoga pose?

favorite
{i} favori

Dinle! Favori müziğimi çalıyorlar. - Listen! They're playing my favorite music.

Onun favori beyzbol takımı Devler'dir, fakat o Aslanlar'ı da seviyor. - His favorite baseball team is the Giants, but he also likes the Lions.

favorite
tercih edilen
favorite
makbul
favorite
ikbal
favorite
en çok beğenilen
favorite
çatkın
favorite
en çok sevilen
favorite
çok sevilen (kimse/şey)
favorite
{i} favori, kazanacağına inanılan yarışçı
favorite
{i} sevgili
favorite
favoriteson kendi seçim bölgesince başkanlığa aday gösterilen kimse
favorite
a favorite with tarafından sevilen
favorite
çok sevilen
favorite
spor kazanması beklenen yarışçı
favorite
çok sevilen kimse veya şey
favorite
{i} çok sevilen kimse/şey; sevgili, gözde
Almanca - İngilizce
sweetheart
favorite

Jumping rope is my daughter's favorite. - Seilspringen mag meine Tochter am liebsten.

Playing go is my favorite pastime. - Mein liebster Zeitvertreib ist Go spielen.

Der Frühling ist mir die liebste Jahreszeit.
Springtime is my favorite season