Bugün ne pişirmek istiyorsun?
- Was willst du heute kochen?
Bizim için ne pişireceksin? - Sizin için balık yemeği pişireceğim.
- Was wirst du für uns kochen? – Ich werde ein Fischgericht für euch kochen.
Bir yüz çıbanım var.Bir burun deliğinin arkasında acılı bir yumru var.
- I have a facial boil. There's a painful lump at the back of one nostril.
İzlenen demlik asla kaynamaz.
- A watched pot never boils.
Kestaneler en azından on beş dakika kaynamalı.
- Chestnuts have to be boiled for at least fifteen minutes.
Italya'nın Reggio Emilia kasabasında istakozları kaynatmak yasa dışıdır.
- Boiling lobsters is illegal in the town of Reggio Emilia, Italy.
Bir yumurtayı kaynatmak yaklaşık on dakika sürer.
- It takes about ten minutes to boil an egg.
Italya'nın Reggio Emilia kasabasında istakozları kaynatmak yasa dışıdır.
- Boiling lobsters is illegal in the town of Reggio Emilia, Italy.
Bir yumurtayı kaynatmak yaklaşık on dakika sürer.
- It takes about ten minutes to boil an egg.
I helped my mother with the cooking.
- Ich habe meiner Mutter beim Kochen geholfen.
Salt is necessary for cooking.
- Salz ist notwendig zum Kochen.
She will have to cook for everyone.
- Sie wird für alle kochen müssen.
My wife likes to eat out, so she doesn't have to cook.
- Meine Frau geht gerne Essen damit sie nicht kochen muss.