jewels, collectively; as, a bride's jewelry

listen to the pronunciation of jewels, collectively; as, a bride's jewelry
İngilizce - Türkçe

jewels, collectively; as, a bride's jewelry teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

jewelry
{i} mücevherat

Mücevherat yapmak söylenilenlerden çok daha kolay. - Making jewelry is a lot easier than it sounds like it would be.

Neden büyük annenin mücevheratını çaldın? - Why did you steal your grandmother's jewelry?

jewelry
{i} takı

Mary genellikle takı takmaz. - Mary doesn't usually wear jewelry.

Ben gümüş takılarımı takıyorum. - I am wearing my silver jewelry.

jewelry
mücevher

Polisler çalınan mücevheri kurtardı. - The police recovered the stolen jewelry.

Onun mücevher kutusunu elden çıkarmak zorunda kaldı. - She had to part with her jewelry box.

jewelry
bkz.jewellery
jewelry
{i} kuyumculuk
İngilizce - İngilizce
jewelry