İki kere ölç, bir kere kes.
- Measure twice, cut once!
O iki kere düşünmezdi.
- He wouldn't have thought twice.
Senin odan benimkinin boyutunun iki katı kadar.
- Your room is twice the size of mine.
Gelirin, benimkinin yaklaşık iki katı kadar büyük.
- Your income is about twice as large as mine is.
Ben iki kez Mt. Fuji'ye tırmandım.
- I've climbed Mt. Fuji twice.
Dişlerini günde en az iki kez fırçala.
- Brush your teeth twice a day at least.
Yıldız Savaşlarını iki defa izledim.
- I have seen Star Wars twice.
İki defa Fuji Dağı'na tırmandım.
- I've climbed Mt. Fuji twice.