Kanatlarım olsa, sana uçarım.
- If I had wings, I would fly to you.
Sana hikayeyi kim anlattı?
- Who told the story to you?
Öğle yemeğinde görüşürüz.
- I'll see you at lunch.
Bu öğleden sonra ikide görüşürüz.
- See you at two this afternoon.
Şimdilik hoşça kal, sonra görüşürüz.
- So long, see you later.
Üzgünüm size yazmam uzun sürdü.
- Sorry it took me so long to write to you.
Ben size yazabildiğim kadar kısa sürede yazacağım.
- I will write to you as soon as I can.
Görüşürüz. Evet, daha sonra görüşürüz.
- See you. Yes, see you later.
Peki, daha sonra görüşürüz.
- Well, I'll see you later.
... [ Applause ] >>Mike Cleron: So as you can see, you can ...
... Yeah, I see you guys nodding. ...