Bu telefon faturasında yanlışlıklar var.
- There are errors in this phone bill.
Bana yanlışlarımı gösterdiğin için sana içtenlikle teşekkür ederim.
- I thank you sincerely for having shown me the errors.
Bu bir yanlış değildir.
- This is not an error.
Hata yapmak insana mahsustur ama hatada ısrar etmek şeytanidir.
- To err is human, but to persist in error is diabolical.
Hata yapmak insan olmaktır.
- To err is to be human.
Hata baştan sağda mı yoksa sonradan mı meydana geldi? - Ne zaman?
- Did the error occur right from the start or later on? - When?
Herkes onun hatasına güldü.
- Everybody laughed at his error.
Herkes onun hatasına güldü.
- Everybody laughed at his error.
En sonunda hatasını anladı.
- At last, he realized his error.
Biz deneme ve yanılma ile öğreniriz.
- We learn by trial and error.
Deneme yanılma, ilerleme adına çok ehemmiyetlidir.
- Trial and error is essential to progress.
Deneme yanılma, ilerleme adına çok ehemmiyetlidir.
- Trial and error is essential to progress.
Biz deneme ve yanılma ile öğreniriz.
- We learn by trial and error.
Tom ciddi bir hata yaptı.
- Tom made a serious error.
Birkaç şey hakkında haklıydın. Fakat birkaç hata yaptın.
- You were right about several things. However, you made a few errors.