to-injure

listen to the pronunciation of to-injure
Englisch - Türkisch

Definition von to-injure im Englisch Türkisch wörterbuch

disadvantage
dezavantaj

Her iki türün avantajları ve dezavantajları var. - Both types have advantages and disadvantages.

Diğer taraftan, bazı dezavantajları var. - On the other hand, there are some disadvantages.

wrong
yanlış

Eğer yanlış yaparsam beni düzelt - Correct me if I am wrong.

O bana hırsızlığın ne kadar yanlış bir şey olduğunu anlattı. - She told me how it was wrong to steal.

wrong
{i} haksızlık

Aslında o haksızlıktan dolayı suçlu muydu? - Was he, in fact, guilty of wrongdoing?

Bir insanı öyle kandırmak haksızlık. - It's wrong to trick people like that.

wrong
yalancı
wrong
sakıncalı
disadvantage
zarar
disadvantage
kayıp
to injure
zarar vermek
disadvantage
at a disadvantage daha zayıf bir durumda olmak
disadvantage
be to somebodys disadvantage bir kimsenin zararına olmak
disadvantage
{i} aleyhte durum
disadvantage
aleyhte olan durum
disadvantage
disadvantaged normal sayılan menfaat
disadvantage
{i} sakınca, mahzur, dezavantaj, zarar
disadvantage
dezavantajlı olmak
wrong
{s} 1. yanlış, gerçeğe uymayan: He gave the wrong answer. Yanlış cevap verdi. We're on the wrong road. Yanlış yoldayız. We boarded the wrong
Englisch - Englisch
{v} wrong
{v} disadvantage