You must go outside if you want to smoke.
- Sigara içmek istiyorsan, dışarı çıkmalısın.
She stopped to smoke.
- O, sigara içmek için durdu.
You must not smoke till you grow up.
- Büyüyünceye kadar sigara içmemelisin.
After a heated discussion, a compromise was adopted. Smokers will be allowed to smoke in the smoking corner.
- Hararetli bir tartışmadan sonra,uzlaşma sağlandı.Sigara içme köşesinde sigara içenlerin sigara içmesine izin verilecek.
I don’t smoke any more.
- Ben artık sigara içmiyorum.
It's not OK to smoke here.
- Burada sigara içilmez.
Would you mind if I smoked?
- Sigara içebilir miyim?
I haven't smoked for ages.
- Yıllarca sigara içmedim.
You must stop smoking.
- Sigara içmeyi bırakmalısın.
I've given up smoking.
- Sigara içmeyi bıraktım.
I will keep on smoking no matter what you say.
- Ne söylersen söyle sigara içmeyi sürdüreceğim.
You must give up smoking.
- Sigara içmeyi bırakmalısın.