mezunları

listen to the pronunciation of mezunları
Türkisch - Englisch
alumnı
mezun
{s} graduated

He graduated from Tokyo University. - O, Tokyo Üniversitesi'nden mezun oldu.

You know what my idiot son's doing? Even now he's graduated from university he spends all his time playing pachinko instead of getting a job. - Aptal oğlumun ne yaptığını biliyor musun? Şimdi bile o üniversiteden mezun olup iş bulmak yerine tüm zamanını pachinko oynayarak geçiriyor.

mezun
graduate

He graduated from Tokyo University. - O, Tokyo Üniversitesi'nden mezun oldu.

You know what my idiot son's doing? Even now he's graduated from university he spends all his time playing pachinko instead of getting a job. - Aptal oğlumun ne yaptığını biliyor musun? Şimdi bile o üniversiteden mezun olup iş bulmak yerine tüm zamanını pachinko oynayarak geçiriyor.

mezun
(Eğitim) alumni
mezun
grad

You know what my idiot son's doing? Even now he's graduated from university he spends all his time playing pachinko instead of getting a job. - Aptal oğlumun ne yaptığını biliyor musun? Şimdi bile o üniversiteden mezun olup iş bulmak yerine tüm zamanını pachinko oynayarak geçiriyor.

He graduated from Tokyo University. - O, Tokyo Üniversitesi'nden mezun oldu.

mezun
diplomaed
mezun
authorized to (do something)
mezun
graduated from (an educational institution)
mezun
(a) graduate
mezun
school leaver
mezun
graduate; authorized; on leave; graduate, old boy, old girl
üniversite mezunları için okul
graduate school
Türkisch - Türkisch

Definition von mezunları im Türkisch Türkisch wörterbuch

MEZUN
(Hukuk) İzinli, yetkili
Mezun
yetkili
mezun
İzin almış, izinli
mezun
Bir okulu bitirerek diploma almış (kimse): "Olsa olsa sanat enstitüsü mezunudur."- H. Taner
mezun
Bir okulu bitirerek diploma almış kimse
mezun
İzin almış, izinli: "Vedia'dan öğrendim, seyahate çıkacakmışsınız, mezunmuşsunuz."- P. Safa
mezun
Bir okulu bitirerek diploma almış (kimse)
mezun
Bir iş için yetki verilmiş, yetkili