genitalien

listen to the pronunciation of genitalien
Deutsch - Türkisch
Englisch - Türkisch

Definition von genitalien im Englisch Türkisch wörterbuch

private parts
edep yerleri
parts
{i} bölge

Okyanusun bazı bölgelerinde, kril popülasyonları yüzde 80'in üzerinde düştü. - In some parts of the ocean, krill populations have dropped by over 80 percent.

Fransızca Fransa'da ve İtalya'nın bazı bölgelerinde konuşulur. - French is spoken in France and in some parts of Italy.

parts
(Askeri) PARÇALAR: Bir malzeme kaleminin başlıca unsurları, aksamı veya tali komple parçaları. Parçalar; yıpranmış, hasara uğramış, kaybolmuş veya tahrip edilmiş unsurları değiştirmek suretiyle malzemeyi sağlam bir duruma getirmek için yedekte bulundurulurlar
parts
{i} parçalar

Bir bütün parçalardan oluşur. - A whole is made up of parts.

Yedek parçaları birer birer inceledi. - He examined the spare parts one after another.

parts
{i} yetenek
parts
{i} semt

Bir hırsızlar çetesi bu semtte çalışır. - A gang of thieves works these parts.

parts
(Bilgisayar) parça

Tom bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor. - Tom is making spare parts in a car factory.

Tom pastayı üç eşit parçaya böldü. - Tom divided the pie into three equal parts.

private parts
mahrem yerler
genitalia
üreme kılganları
genitals
cinsel kılganlar
genitals
üreme kılganları
genitalia
(Tıp) Üreme organları
genitalia
tenasül organları
genitalia
(isim) cinsel organ
genitalia
{i} cinsel organ
genitals
{i} üreme organları
genitals
üreme organ
genitals
(isim) üreme organları
genitals
i., çoğ., tıb. üreme organları, cinsel organlar