Pardon, bu koltuk boşta mı?
- Excuse me. Is this seat taken?
Pardon, bir ricam olacak.
- Excuse me, I have a request.
Afedersiniz, burası dolu mu?
- Excuse me, is this seat taken?
Afedersiniz, bu sandalye dolu mu?
- Excuse me, is this seat taken?
Afedersiniz, saatin kaç olduğunu biliyor musunuz?
- Excuse me, do you know what time it is?
Afedersiniz, ama postaneyi arıyorum
- Excuse me, but I'm looking for the post office.
Mektubunu yanlışlıkla açtığım için özür dilerim.
- Excuse me for opening your letter by mistake.
Özür dilerim! Zannedersem benim yerimde oturuyorsunuz.
- Excuse me, I think you're sitting in my seat.
Affedersiniz, ama hasta hissediyorum.
- Excuse me, but I feel sick.
Affedersiniz, yakında bir tuvalet var mı?
- Excuse me, is there a toilet nearby?
... MR. LEHRER: Excuse me, one sec ' excuse, me sir. (Laughter.) We've got ' we've got ...
... UH, EXCUSE ME, LONNIE. ...