I need an electrocardiogram for this patient.
- Bu hasta için bir elektrokardiyograma ihtiyacım var.
The negative electrode is usually made of carbon.
- Negatif elektrot genellikle karbondan yapılır.
The positive electrode is called the cathode.
- Pozitif elektrota katot adı verilir.
A positron is a small particle similar to an electron, but with a positive electric charge.
- Pozitron bir elektrona benzeyen küçük bir parçacıktır fakat pozitif elektrik yüklüdür.
I own an electric guitar.
- Benim bir elektro gitarım var.
Clive wants to be an electronic engineer.
- Clive bir elektronik mühendisi olmak istiyor.
Electronic commerce began to spread rapidly.
- Elektronik ticaret hızla yayılmaya başladı.