egzotikleştirme

listen to the pronunciation of egzotikleştirme
Türkisch - Englisch

Definition von egzotikleştirme im Türkisch Englisch wörterbuch

egzotik
exotic

Mary was an exotic Middleastern beauty. - Mary egzotik bir orta doğu güzeliydi.

Her exotic perfume has a subtle scent. - Onun egzotik parfümünün hoş bir kokusu var.

egzotik
outlandish
Türkisch - Türkisch

Definition von egzotikleştirme im Türkisch Türkisch wörterbuch

Egzotik
yabancıl
egzotik
Uzak, yabancı ülkelerle ilgili, bu ülkelerden getirilmiş, yabancıl: "Halit Fahri, ilk egzotik şairimizdi bizim."- Y. Z. Ortaç
egzotik
Uzak, yabancı ülkelerle ilgili, bu ülkelerden getirilmiş, yabancıl
egzotik
Yabancı ve uzak ülkelerle ilgili, bu ülkelerden getirilmiş