Her birimiz elinden geleni yapmalı.
- Each one of us should do his best.
Her biri için bir dizüstü bilgisayar yerine bütün konularım için üç halkalı klasör kullanırım.
- I use a three-ring binder for all my subjects instead of a notebook for each one.
Herkese teşekkür ederim.
- Thank you one and all.
Her birinize inancım var.
- I have faith in each and every one of you.
Onların her biri o filmi izlemeye gitti.
- Every one of them went to see that movie.
... Each one of them is good but can be improved in ...
... ln fact, each one of us ...