In retrospect, maybe I shouldn't have posted that photo in my blog.
- Geriye dönüp bakıldığında, belki de o fotoğrafı benim bloğa koymamalıydım.
Maybe we can make a deal.
- Belki de bir anlaşma yapabiliriz.
She probably didn't have sex with him.
- Belki de onunla seks yapmadı.
I'm probably hungrier than you are.
- Ben belki de senden daha açım.