Tom bir bilgisayar şirketindeki bir iş için başvuracak.
- Tom is going to apply for a job with a computer company.
Bu iş için başvuruda bulunmak size kalmış.
- It is up to you to apply for the job.
Bir vize için başvurmak istiyorum.
- I'd like to apply for a visa.
Bir iş için başvurmak istiyorum.
- I'd like to apply for a job.
Her yıl binlerce kişi siyasi sığınma için başvuruyor.
- Thousands of people apply for political asylum each year.
Sen yaşına bakılmaksızın bir fiziksel uygunluk testi için başvuruda bulunabilirsin.
- You can apply for a physical fitness test regardless of your age.
May I apply for asylum?
- Darf ich Asyl beantragen?
He wants to apply for JSA.
- Er will Arbeitslosengeld beantragen.