davet et

listen to the pronunciation of davet et
Türkçe - İngilizce
invite

You ought to have invited him, but you didn't. - Onu davet etmeliydin fakat etmedin.

He invited her to go to the concert. - Onu konsere davet etti.

inviting

He will figure on inviting a lot of guests to the opening ceremony. - O, açılış törenine çok sayıda misafir davet etmeyi planlayacak.

Thank you for inviting me to your birthday party. - Beni doğum günü partine davet ettiğin için teşekkür ederim.