Kendimi ihanete uğramış hissediyorum ama yine de onu seviyorum.
- I feel betrayed, but I still like her.
Tom kendini hem ihanete uğramış ve hem de aşağılanmış hissetti.
- Tom felt both betrayed and humiliated.
Kandırılmış hissetmiyorum.
- I don't feel cheated.
Aldatılmış olduğunu düşünüyorum.
- I think you've been cheated.
O, ince yontulmuş özelliklere sahip bir kızdı.
- She was a girl with finely chiseled features.
Güvendiğim adam bana ihanet etti.
- The man I trusted betrayed me.
Onun güvenine ihanet etti.
- She betrayed his trust.
O, ince yontulmuş özelliklere sahip bir kızdı.
- She was a girl with finely chiseled features.