zeitweise

listen to the pronunciation of zeitweise
ألمانية - التركية
{'tsaytvayzı} bir süre; zaman zaman, bazen, ara sıra
bir süre
الإنجليزية - التركية

تعريف zeitweise في الإنجليزية التركية القاموس.

at times
zaman zaman

Zaman zaman depresyona girerim. - I get depressed at times.

Zaman zaman, ona güvenemiyorum. - At times, I can't trust him.

at times
bazen, arasıra
every now and again
ara sıra
every so often
zırt pırt
now and then
ikide bir
at times
bazen

Hoşuma gittiğin kadar, bazen su katılmamış bir pislik olabildiğini de düşünüyorum. - As much as I like you, I think you can be a total jerk at times.

Bazen onu anlayamıyorum. - At times I can't understand him.

every now and again
bazen
every now and again
arada bir
every so often
ara sıra
every so often
arada sırada
every so often
bazen
now and then
zaman zaman

Zaman zaman okulda onunla karşılaşırım. - I meet him at school now and then.

Zaman zaman sınıfta uyuyakalırım. - I fall asleep in the class every now and then.

now and then
arada sırada

Arada sırada seni görüyorum. - I see you every now and then.

Arada sırada birlikte alışverişe gittiler. - Every now and then they went shopping together.

now and then
ara sıra

Ara sıra ata binmeyi severim. - I like to ride a horse now and then.

O hâlâ ara sıra beni görmeye gelir. - He still comes to see me now and then.