Stadyum heyecanlı seyirciyle tıka basa doluydu.
- The stadium was packed with excited spectators.
Market tıka basa doluydu.
- The market was packed.
Hepiniz paketlenmiş ve hazır mısınız?
- Are you all packed and ready?
Tom küçük bir bavulda her şeyi paketledi.
- Tom packed everything in a small suitcase.
John geldi ve kutulardan bazılarını taşıdı.
- John came and moved some of the boxes.
Tom karton kutularla odayı doldurdu.
- Tom filled the room with cardboard boxes.
Konferans salonu hıncahınç dolu.
- The auditorium is packed.
Bu mekan hıncahınç dolu.
- This place is packed.
Ben ambalajsız ya da 1 kilogramlık torbalarda paketlenmiş olarak pirinç satarım.
- I sell rice in bulk or packed in 1 kilogram bags.
Hepiniz paketlenmiş ve hazır mısınız?
- Are you all packed and ready?