Herkes tarafından duyulmak için yeterince yüksek sesle konuştum.
- I spoke in a voice loud enough to be heard by everyone.
Duyulmak için yeterince yüksek sesle konuşun.
- Speak loud enough to be heard.
Birinin bağırdığını duyduk.
- We heard somebody shout.
John'dan başka hiç kimse onu duymadı.
- Nobody but John has heard of it.
Duyulmak için bağırmak zorunda kaldım.
- I had to shout in order to be heard.
Duyulmak için yeterince yüksek sesle konuşun.
- Speak loud enough to be heard.
... And what we heard was really interesting. ...
... ERIC SCHMIDT: Again, I've heard that. ...