Mary dikey çizgili giysiler giymekten hoşlanır çünkü onların daha ince gösterdiğini duymuş.
- Mary likes to wear clothes with vertical stripes, because she heard they make you look thinner.
O her gün daha ince görünüyordu.
- He appeared thinner every day.
Yeni telefonum eskisinden daha ince.
- My new phone is thinner than my old phone.
Saçı gittikçe inceldi.
- His hair got thinner and thinner.
Tinere ihtiyacımız var.
- We need paint thinner.
Yeterli tinerimiz olduğunu sanmıyorum.
- I don't think we have enough paint thinner.