Tom ve Mary onu kendi kendilerine yapıyorlar.
- Tom and Mary are doing that on their own.
Benim kendi deneyimlerinden, hastalık çoğunlukla uykusuzluktan kaynaklanıyor.
- From my own experience, illness often comes from sleeplessness.
Onu kendi gözlerimle gördüm.
- I saw it with my own eyes.
... communities can handle their own data. ...
... Afghans are responsible for their own security, that's what I'm doing. And when it comes ...