It took me several hours to mend it.
- Onu tamir etmek birkaç saatimi aldı.
The plumber used many tools to fix our sink.
- Tesisatçı bizim lavaboyu tamir etmek için birçok alet kullandı.
I had to fix the toaster.
- Ben tost makinesini tamir etmek zorunda kaldım.
They have to repair their car.
- Onlar arabalarını tamir etmek zorundalar.
I took the radio apart to repair it.
- Tamir etmek için radyoyu parçalara ayırdım.
He repaired the broken window of my house.
- O benim evin kırık penceresini tamir etti.
I hired a professional to repair the stove.
- Sobayı tamir etmesi için bir profesyonel kiraladım.