تعريف scrapping في الإنجليزية التركية القاموس.
- (Askeri) AYIKLAMA: Hurda malların, ileride hammadde olarak kullanılmak veya imha edilmek üzere ayrılması veya hazırlanması işlemi
- scrap
- ıskartaya çıkarmak
- scrap
- hurda
Eski araba hurda için alındı.
- The old car was taken for scrap.
Her şeyi hurdaya ayırmamız gerekir.
- We should scrap the whole thing.
- scrap
- {i} parça
Onun telefon numarasını bir kâğıt parçasına yazdım.
- I wrote down his phone number on a scrap of paper.
Mary topuklarını parçalıyor.
- Mary is scraping her heels.
- scrap
- {f} kavga etmek
- scrap
- bir yana atmak
- scrap
- hurdaya çıkarmak
- scrap
- hurda demir
- scrap
- dalaşmak
- scrap
- kapışmak
- scrap
- (Çevre) metalik hurda
- scrap
- kırık dökük
- scrap
- zerre
- scrap
- atmak
- scrap
- atışma
- scrap
- kapışma
- scrap
- ıskarta
- scrap
- dalaş
- scrap
- kırık dökük eşya
- scrap
- şamata
- scrap
- kırıntı
O, köpeğini beslemek için çalıştığı restorandan sık sık masa kırıntılarını getirirdi.
- She would often bring home table scraps from the restaurant where she worked to feed to her dog.
Tom köpeğini masa kırıntılarıyla besledi.
- Tom fed his dog table scraps.
- scrap
- artık
Köpeğini masa artıkları ile beslemenin iyi bir fikir olduğunu düşünüyor musun?
- Do you think it's a good idea to feed your dog table scraps?
Artıkları köpeğe verin.
- Give the scraps to the dog.
- scrap
- cındır
- scrap
- ç.yemek artıkları
- scrap
- dövüş
- scrap
- pert olmak
- scrap
- bozuntu
- scrap
- {f} hurda olarak kullanmak
- scrap
- {i} ufak parça
- scrap
- {i} çoğ. artık
- scrap
- hurda,v.bir yana at: n.parça
- scrap
- {i} kavga
Vay, gerçekten berbat bir ruh halindesin. Kavgacı olma.
- Wow, you're really in a bad mood. Don't get scrappy.
- scrap
- hayvanlara verilen artık et
- scrap
- fı parçalamak
- scrap
- {i} kupür
Sana kupürler albümümü göstereyim.
- Let me show you my scrapbook.
- scrap
- {f} çürüğe çıkarmak
- scrap
- {i} döküntü
- scrap
- {f} dövüşmek
- scrap
- {i} kırpıntı
- scrap
- {f} çatışmak
- scrap
- {f} hurdaya ayırmak
- scrap
- değersiz diye bir yana
- scrap
- {f} ıskartaya ayırmak
- scrap
- yağ eritilince geriye kalan kıkırdak
- scrap
- {f} ufalamak
- scrap
- {i} paçavra
- scrap
- {f} parçalamak
- scrap
- maden kırpıntısı
- scrap
- karalama
- scrap
- müsveddelik kâğıt