schilderung

listen to the pronunciation of schilderung
ألمانية - التركية
[die] tasvir, betim
en {'şildırung} e anlatma, betimleme, tasvir
anlatIm
الإنجليزية - التركية

تعريف schilderung في الإنجليزية التركية القاموس.

depiction
tasvir
description
tanım

Adam tanımlamaya uyuyor. - The man answers the description.

Adam tanımlamaya uyuyordu. - The man answered to the description.

description
{i} betimleme

Kurbanın katili tarafından yapılan çarpıcı betimleme, gözyaşları içinde mahkemeyi terk eden annesine çok ağır geldi. - The graphic description of the victim's murder was too much for his mother, who ran out of the court in tears.

description
(Bilgisayar) açıklama tanım
description
(Bilgisayar) açıklaması

Tom'un açıklaması doğruydu. - Tom's description was accurate.

Olayların bu açıklaması tamamen abartılmış, üstelik doğru olsa bile. - This description of events is completely exaggerated, even if it's essentially true.

description
be beyond description veya beggar description kelimelerle tarif edilemez olmak
description
eşkal

Sami polise şüphelinin bir eşkalini verdi. - Sami gave police a description of the suspect.

description
çıkarıp atma
description
çekip çıkarma
depiction
tarif etme
description
çeşit
depiction
{i} tarif
depiction
betimleme

Betimleme, bir şirketin tescilli ticari markasını ihlal etti. - The depiction violated a company's registered trademark.

description
{i} tanımlama, betimleme, tarif
description
(isim) tanım, tarif, tasvir, tanımlama; betimleme; çeşit
description
tanımlama, açıklama tanım
description
Açıklama

Neler olduğuna dair detaylı bir açıklamaya ihtiyacımız var. - We need a detailed description of what happened.

O, kazaya ayrıntılı bir açıklama getirdi. - He gave a detailed description of the accident.