quickly.

listen to the pronunciation of quickly.
الإنجليزية - التركية
çabucak

Zaman çabucak geçiyor. - Time passes by quickly.

Çabucak aşağıya gelip gelemiyeceğini içhaberleşmede ona sorduk. - We asked him on the interphone if he could come downstairs quickly.

hızla

O hızla merdivenlerden yukarı gitti. - She quickly went up the stairs.

O, hızla yaşlanıyordu. - She was aging quickly.

süratle
hızlıca

Yeni duruma hızlıca uyum sağladı. - He quickly adjusted to the new situation.

Yiyecekler sıcak havada hızlıca bozulur. - Food spoils quickly in hot weather.

tez
aceleyle

Her neyse, Ozawa aceleyle yağmurluğunu çıkardı ve hızlı bir şekilde çıplak kızın omuzlarına koydu. - At any rate, Ozawa hurriedly took off his raincoat and quickly put it on the naked girl's shoulders.

şipşak
smartly
şık

O, şık bir şekilde giyinmişti. - She's smartly dressed.

quickly
çabuk

Onu elimden geldiği kadar çabuk bitireceğim. - I'll finish it as quickly as I can.

Bakım onu çabuk yaşlandırdı. - Care aged him quickly.

smartly
akıllıca uyanıkça zevkli etkili
quickly
acele

Her neyse, Ozawa aceleyle yağmurluğunu çıkardı ve hızlı bir şekilde çıplak kızın omuzlarına koydu. - At any rate, Ozawa hurriedly took off his raincoat and quickly put it on the naked girl's shoulders.

Biz hepimiz öleceğiz, bazılarımız çabucak, diğerleri acele etmeyecek. - We will all die, some quickly, others will take their time.

quickly
yel gibi
quickly
şıp diye
quickly
hızlı şekilde

Ses çok hızlı şekilde hareket eder. - Sound travels very quickly.

Tom elinden geldiği kadar hızlı şekilde merdivene tırmandı. - Tom climbed up the ladder as quickly as he could.

quickly
hızlı

Koşabildiğim kadar hızlı koştum. - I ran as quickly as I could.

Bu araştırma hızlı bir şekilde bitiremeyecek kadar çok uzun. - This survey is too long to finish quickly.

swith
SWIFT
quickly.

    الواصلة

    quick·ly

    فيديوهات

    ... done if you can reinvent yourself quickly. ...
    ... And very quickly, he used his Twitter account to counter the ...
المفضلات