puppıes

listen to the pronunciation of puppıes
الإنجليزية - التركية

تعريف puppıes في الإنجليزية التركية القاموس.

puppy
yavru köpek

Yavru köpek çok üzgün gözlerle ona baktı. - The puppy looked at her with very sad eyes.

Annem bize bir yavru köpek satın aldı. - Mother bought us a puppy.

puppy
köpek yavru

Bizim kayıp köpek yavrusunu aradık fakat boşuna. - We looked for our lost puppy, but in vain.

Bir köpek yavrusu ile oynamak çok eğlenceli. - It is great fun to play with a puppy.

puppy
{i} züppe
puppy
züppe genç
puppy
{i} kurt yavrusu
puppy
köpek ve köpekbalığı yavrusu
puppy
puppy love hissi ve çocuksu aşk
puppy
{i} delikanlı
puppy
enik

Bu, şimdiye kadar gördüğüm en sevimli enik. - This is the cutest puppy I've ever seen.

puppy
köpek yavrusu

Köpek yavrusu onu yanağından yaladı. - The puppy licked her on the cheek.

Bizim kayıp köpek yavrusunu aradık fakat boşuna. - We looked for our lost puppy, but in vain.

puppy
(argo) Kadın göğsü

She's got such puppies!.

puppıes

    الواصلة

    pup·pı·es

    علم أصول الكلمات

    [ 'p&-pE ] (noun.) 1591. Middle English popi, from Middle French poupée doll, toy, from poupe doll.

    فيديوهات

    ... I PAID FIVE BUCKS TO WATCH THE KELLYS' DOG HAVE PUPPIES. ...
المفضلات