İnsanlar siyasi doğruluk olarak adlandırdıkları şey gerçekte nezakettir.
- What people call political correctness is in reality politeness.
Erdem, belki de sadece ruhun nezaketidir.
- Virtue, perhaps, is nothing more than politeness of soul.
O ona karşı nazik değildi.
- She wasn't polite to him.
Tom Mary'ye karşı nazik değildi.
- Tom wasn't polite to Mary.
Yaşlılarınıza karşı kibar olmalısınız.
- You must be polite to your elders.
O hiçbir şekilde kibar değil.
- She is by no means polite.
Bana hemen yanıt yazması inceliktir.
- It is polite of her to write me back at once.
Bu sınıftaki tüm çocuklar çok terbiyelidir.
- All the children in this class are very polite.
Japonlar genellikle incedirler.
- Japanese people in general are polite.
Bana hemen yanıt yazması inceliktir.
- It is polite of her to write me back at once.
Onun bana hemen yanıt yazması kibarlıktır.
- It is polite of him to write me back at once.
Senin bana hemen yanıt yazman kibarlık.
- It is polite of you to write me back at once.