He studied English history.
- O İngiliz tarihi okudu.
Mariko studied not only English but also German.
- Marko yalnızca İngilizce değil Almanca da okudu.
I never read that book.
- O kitabı hiç okumadım.
Some read books just to pass time.
- Bazıları yalnızca zaman geçsin diye kitap okurlar.
They are reading their newspapers.
- Onlar kendi gazetelerini okuyor.
I'm reading the New York Times.
- New York Times'ı okuyorum.