kurstan

listen to the pronunciation of kurstan
التركية - الإنجليزية
from the course
kurs
course

She signed up for a Spanish course. - O, İspanyolca kursuna kaydoldu.

If you flunk this exam, you'll have to repeat the course. - Bu sınavda başarısız olursan, kursu tekrar etmek zorunda kalacaksın.

kurs
{i} class

Tom can swim faster than anyone else in his swimming class. - Tom yüzme kursundaki başka birinden daha hızlı yüzebilir.

I'm going to sign up for a German class right now. - Şu anda bir Almanca kursuna yazılacağım.

kurs
stroke
kurs
training
kurs
disk
kurs
(Mekanik) disc
kurs
course; disk
التركية - التركية

تعريف kurstan في التركية التركية القاموس.

KURS
(Osmanlı Dönemi) (KURSA) Kelepçe
KURS
(Osmanlı Dönemi) Çevrik nesne
KURS
(Osmanlı Dönemi) Yuvarlak. Tekerlek şeklinde olan
Kurs
çörek
kurs
Kısa süreli derslere dayanan eğitim etkinliği
kurs
Yuvarlak ve yassı biçimli nesne, ağırşak
kurs
Bir gök cisminin teker biçimde görülen yüzü, çörek
kurs
Resmî ve özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda bilgi, beceri ve davranışlar kazandırmak amacıyla düzenlenen ve kısa süreli derslere dayanan eğitim etkinliği, kur
kurs
Yuvarlak ve yassı biçimli nesne, ağırsak
kurs
Kısa süreli eğitim etkinliği
kurs
Bir gök cisiminin tekerlek biçiminde görülen yüzü
kurs
Resmî ve özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda bilgi, beceri ve davranış kazandırmak amacıyla düzenlenen ve kısa süreli derslere dayanan eğitim etkinliği, kur: "Lisan kursunu filan pek alıp sattığı yokmuş."- H. Taner