Ben hemen bir doktor görmeliyim.
- I need to see a doctor immediately.
Arama ve kurtarma operasyonları hemen başladı.
- Search and rescue operations began immediately.
Derhal bir ambulans geldi.
- An ambulance arrived immediately.
Delegeler derhal oylarını kullandılar.
- The delegates voted immediately.
Burada sana acilen ihtiyacımız var.
- You're needed here immediately.
Umarım durumu bir an önce düzeltirsin.
- I hope you will correct the situation immediately.
İnsanlar Küba'nın acil işgali için çağrıda bulundu.
- People called for an immediate invasion of Cuba.
Acil tıbbi mücadeleye ihtiyacın var.
- You need immediate medical attention.
Arama ve kurtarma operasyonları hemen başladı.
- Search and rescue operations began immediately.
Acele bir yemek yedik ve hemen ayrıldık.
- We ate a hasty meal and left immediately.
Sen yakın tehlike içinde misin?
- Are you in immediate danger?
Yakın geleceğim için planlarım yok.
- I don't have plans for my immediate future.
Bu adam benim en yakın amirimdir.
- This man is my immediate superior.
Tom Mary'nin en yakın amiridir.
- Tom is Mary's immediate supervisor.
Şimdiki patronumu memnun etmek zordur.
- My immediate boss is tough to please.
Acil kalkış için hazırlanın.
- Prepare for immediate departure.
Ayrıntılar hemen hazır değildi.
- Details weren't immediately available.
Acele bir yemek yedik ve hemen ayrıldık.
- We ate a hasty meal and left immediately.
Yaşlı adama bir araba çarptı ve derhal hastaneye götürüldü.
- The old man was hit by a car and was immediately taken to the hospital.
Diğer sigarayı yaktı fakat onu derhal söndürdü.
- He lit another cigarette, but immediately put it out.
I hope we can begin immediately.
People these days expect immediate results when they click on a link.
... So Newton immediately tried to work out the mathematics and he realized that the mathematics ...
... that means is in the short term, immediately, we need to make investments to create jobs. ...