Don't worry, everything will be OK.
- Üzülmeyin, her şey düzelecek.
Put everything in my basket.
- Her şeyi sepetime koy.
I will do anything for you.
- Senin için her şeyi yapacağım.
If you want to have parties in my house, clean up everything afterwards, and don't break anything, or else pay for the damage.
- Benim evimde partiler vermek istiyorsanız, daha sonra her şeyi temizleyin ve bir şey kırmayın, ya da zarar için ödeme yapın.
One will be judged by one's appearance first of all.
- Bir insan her şeyden önce görünümü ile değerlendirilecektir.
All's fair in love and war.
- Aşkta ve savaşta her şey adildir.
How many omnivorous children are patients in hospital?
- Hastanede her şeyi yiyen kaç çocuk hasta var?
Only God is omnipotent.
- Sadece Tanrı her şeye gücü yetendir.