hazırlanıyor

listen to the pronunciation of hazırlanıyor
التركية - الإنجليزية
(Bilgisayar) preparing

She is preparing for college. - O, üniversite için hazırlanıyor.

My wife and I are preparing to retire. - Karım ve ben emekli olmak için hazırlanıyoruz.

preparing for
hazırla
prepare

I have to prepare for the test in English. - İngilizce test için hazırlanmak zorundayım.

He prepared his speech very carefully. - Konuşmasını çok dikkatlice hazırladı.

hazırla
{f} priming
hazırla
{f} steel
hazırla
{f} preparing

He was in charge of preparing a magazine for publication. - O yayınlama için bir dergi hazırlanmasında sorumlu oldu.

She is busy preparing for an examination. - O, sınava hazırlanmakla meşgul.

hazırla
concoct
hazırla
drawn up

He has drawn up a will. - O, bir vasiyetname hazırladı.

hazırla
{f} prepared

In order to give him a surprise on his birthday, I prepared a fantastic cake. - Ona doğum gününde bir sürpriz yapmak için, ben harika bir pasta hazırladım.

Tom prepared dinner by himself. - Tom akşam yemeğini kendisi hazırladı.