göm

listen to the pronunciation of göm
التركية - الإنجليزية
{f} grave

The secret remained buried in the grave of the famous philosopher. - Sır ünlü filozofun mezarında gömülü kaldı.

Fadil was buried in an unmarked grave. - Fadıl, işaretsiz bir mezara gömüldü.

{f} embedded
bury

She's burying her money in the sand. - Parasını kuma gömüyor.

Dogs often bury bones. - Köpekler genellikle kemikleri gömerler.

inter

Her ashes are interred here. - Onun külleri burada gömülüdür.

{f} graven
{f} graved
burying

She's burying her money in the sand. - Parasını kuma gömüyor.

The dog was busy burying his bone in the garden. - Köpek, kemiğini bahçeye gömmekle meşguldü.

embed

How can I embed the debt clock on my Web site? - Borç saatini web siteme nasıl gömebilirim?

buried

To make a long story short, we buried the hatchet. - Uzun lafın kısası savaş baltasını gömdük.

J.F. Kennedy was buried in Arlington Cemetery. - J. F. Kennedy Arlington mezarlığına gömüldü.

entomb
göm
المفضلات