Tom biraz televizyon izlemek istediğini söyledi.
- Tom sagte, er wolle etwas fernsehen.
Televizyon izlemek istemiyorum.
- Ich will nicht fernsehen.
Babam sıklıkla televizyon izlerken uykuya düşer.
- Mein Vater schläft oft beim Fernsehen ein.
Televizyon izlemek istemiyorum.
- Ich will nicht fernsehen.
Özel haber nedeniyle televizyon programı kesildi.
- The television show was interrupted by a special news report.
Televizyon izliyorum.
- I'm watching television.
Bobby may watch TV until 7:00.
- Bobby darf bis sieben fernsehen.
Apart from my sister, my family doesn't watch TV.
- Abgesehen von meiner Schwester schaut meine Familie kein Fernsehen.