during-the-entire-day

listen to the pronunciation of during-the-entire-day
الإنجليزية - التركية

تعريف during-the-entire-day في الإنجليزية التركية القاموس.

all day
gün boyu

O, bütün gün boyunca çalışmaktaydı. - She's been working all day long.

O gün boyu kocasına hizmet etti. - She waited on her husband all day long.

all day
bütün gün

Bütün gün boşa kürek salladı. - He built castles in the air all day.

Eğer yarın yağmur yağarsa, bütün gün evde kalacağım. - If it rains tomorrow, I will stay at home all day.

الإنجليزية - الإنجليزية
all day