Bazı hesaplamalar yapmaktayım.
- I've been doing some calculations.
Hesaplamalarımda bir hata yaptım.
- I've made a mistake in my calculations.
Hesaplamalarımda bir hata yaptım.
- I've made a mistake in my calculations.
Bazı hesaplamalar yapmaktayım.
- I've been doing some calculations.
DNA testi onu tüm suçlamalardan kurtardı.
- The DNA test cleared him of all charges.
Suçlamaları ispat edemediler.
- They could not prove their charges.
Orada kaç kişi olduğunu sayıyorum.
- I'm counting how many people there are.
Ben insanların sayısını sayıyorum.
- I'm counting the number of people.
Matematiksel hesaplamalar yoluyla Le Verrier Uranüsün ötesindeki başka gezegenin varlığını tahmin etti. Bu gezegenin yer çekimi Uranüsün sıradışı hareketini açıkladı.
- Through mathematical calculations, Le Verrier predicted the presence of another planet beyond Uranus. The gravitational pull of this planet would explain the unusual motion of Uranus.
Ben şimdi Fransızca 1'den 100'e kadar sayabilirim. Vay bu harika. Peki 100'den 1 kadar geriye doğru saymaya ne dersin? Hayır, o benim için hala imkansız.
- I can count from 1 to 100 in French now. Wow, that's great. How about counting backwards from 100 to 1? No, that's still impossible for me.
Ben saymayı durdurdum.
- I've stopped counting.
Tom Mary'nin, parti hazırlığı için ona yardım edeceğini hesaplamıştı.
- Tom was counting on Mary to help him get ready for the party.
Abaküsler hesaplama aracıdır.
- Abacuses are counting devices.