O her zaman siyah gözlük takar.
- He always wears dark glasses.
Yurtdışına giderken, bir çift gözlük daha almalısınız.
- You should take another pair of glasses when you go abroad.
Lütfen bu bardakları kaldırın.
- Please put these glasses away.
Bardakları masaya bırakır mısın?
- Will you put the glasses on the table?
O okumak için gözlük takar.
- He wears eyeglasses to read.
O, gözlük olmadan araba kullanamaz.
- He cannot drive without eyeglasses.