şubeleri

listen to the pronunciation of şubeleri
التركية - الإنجليزية

تعريف şubeleri في التركية الإنجليزية القاموس.

şube
branch

She was transferred from the head office to a branch office last month. - O geçen ay genel müdürlükten şube müdürlüğüne transfer edildi.

The bank has branches in all parts of the country. - Bankanın ülkenin her yerinde şubeleri var.

şube
branch office

I do not have any account in the branch office of Tokai bank. - Tokai Bank'ın şubesinde bir hesabım yok.

The branch offices of the bank are located all over Japan. - Bankanın şubeleri Japonya'nın her yerinde bulunmaktadır.

şube
bureau
şube
(Hukuk) subsidiary
şube
branch office, branch, office
şube
(Biyoloji) phylum
şube
substation
şube
subsection
şube
department

In the amusement park Mary found a boy on his own weeping, and spoke to him gently. Hey, sonny, what is it? Are you lost? Would you like me to take you to the Lost Children Department? - Lunaparkta Mary yalnız başına ağlayan bir oğlan buldu ve yumuşak bir sesle Merhaba yavrum, sorun nedir? Kayıp mı oldun? Seni Kayıp Çocuklar Şubesine götüreyim mi? dedi.

şube
multiple shop
şube
section
şube
branched out
şube
ramification
şube
arm
şube
offshoot
şube
section; division
şube
limb
şube
branch, department, section; subsidiary, affiliate
التركية - التركية

تعريف şubeleri في التركية التركية القاموس.

şube
Bir kurumun, bir kuruluşun alt mevkilerindeki iş yerlerinden her biri
şube
Okullarda aynı düzeydeki sınıflardan her biri
şube
Dal, kol, kısım
şube
Dal
şube
(Osmanlı Dönemi) bölük, bölüm; dal, budak; bir merkezin kolu
şube
Dal. Okullarda aynı düzeydeki sınıflardan her biri: "Üç günün içinde, ders verdiği üç şubeye de 'La Pipe Turque' adlı parçayı, noktasına, virgülüne, hatta noktalı virgülüne kadar ezberletti."- H. Taner