We had unexpected visitors.
- Beklenmedik ziyaretçilerimiz vardı.
The hospital restricts the number of visitors who can enter the intensive care unit.
- Hastane yoğun bakım ünitesine girebilen ziyaretçi sayısını kısıtlıyor.
Visitors to that town increase in number year by year.
- Kasabayı ziyaret edenler yıldan yıla artıyor.
The President of France visited Okinawa.
- Fransa Başkanı, Okinawa'yı ziyaret etti.
Sami arrived for his visitation day.
- Sami ziyaret günü için geldi.
During his stay in London, he is going to visit his cousin.
- Londra'da kaldığı sırada kuzenini ziyaret edecek.
Next time I visit San Francisco, I'd like to stay at that hotel.
- San Fransisko'yu bir dahaki ziyaretimde o otelde kalmak istiyorum.
The new museum is worth visiting.
- Yeni müze ziyaret etmeye değer.
Switzerland is a very beautiful country and well worth visiting.
- İsviçre, çok güzel bir ülkedir ve ziyaret edilmeye değerdir.
He sometimes visits me.
- Beni bazen ziyaret eder.
Tom brings us gifts whenever he visits.
- Tom her ne zaman ziyarete gelse bize hediyeler getirir.
We had unexpected visitors.
- Beklenmedik ziyaretçilerimiz vardı.
We had some visitors yesterday.
- Dün bazı ziyaretçilerimiz vardı.
I call on him sometimes.
- Ben bazen onu ziyaret ederim.
I think you had better call on him.
- Sanırım onu ziyaret etsen iyi olur.