zehirleyici

listen to the pronunciation of zehirleyici
التركية - الإنجليزية
mephitic
poisoner

The only difference between a bad cook and a poisoner is the intent. - Kötü bir aşçı ve bir zehirleyici arasındaki tek fark niyettir.

noxious
toxicant
zehirle
{f} poison

We believe it was possible that Tom poisoned Mary. - Tom'un Mary'yi zehirlemesinin mümkün olduğuna inanıyoruz.

He was poisoned by the globefish he ate. - O yediği kirpi balığından zehirlendi.

zehirle
intoxicate
zehirle
envenom
zehirleyici
المفضلات