zarif

listen to the pronunciation of zarif
التركية - الإنجليزية
elegant

Today Mary is wearing elegant decorative glasses. - Bugün Mary zarif dekoratif gözlük takıyor.

The young man was dressed elegantly. - Genç adam zarif giyinmişti.

gracious

Mary is gracious to everyone. - Mary herkese karşı zarif.

It may not be natural for you, but at least try to be a little more gracious. - Bu sizin için doğal olmayabilir, ama en azından biraz daha zarif olmaya çalışın.

graceful

An ugly duckling became a graceful swan. - Çirkin ördek yavrusu zarif bir kuğu oldu.

The dancer's graceful action charmed the audience. - Dansçının zarif eylemi seyirciyi hayran bıraktı

classy
spider
sassy
beautiful

Ice skating can be graceful and beautiful. - Buz pateni zarif ve güzel olabilir.

She is beautiful, and what is more, very graceful. - O güzel ve ayrıca çok zarif.

cultivate
cute
pulchritude
spiffy
go-go
(Tıp) gracilis
fine
light-footed
snappy
distinctive
witty
courtly
canny
clever
neat
elegant, graceful, refined, smart; delicate; witty, clever
pretty
ducky
dandy
natty
dainty
pulchritudinous
dressy
elegant; tasteful; refined; graceful
recherche
subtly witty
sylphish
stylish
go go
sharp
sylphy
dandyish
dinky
elegant, gracious, refined, polished (action, manner, style)
sylphlike
exquisite
snazzy
debonair
fair
refined

The new model was larger, faster and more refined than its predecessor. - Yeni model, selefinden daha büyük, daha hızlı ve daha zarifti.

idyllic
willowy
amusing
sylpish
ladylike
nob
sylph
delicate

Layla had very delicate features. - Layla'nın çok zarif özellikleri vardı.

The delicate, graceful flowers are in bloom. - Narin, zarif çiçekler çiçek açmış.

lightfooted
bonny
superb
smart
dapper
distingue
mild
zarif bir biçimde
subtly
zarif bir halde
wittily
zarif bir şekilde
graciously
zarif mektup
(Bilgisayar) elegant letter
zarif ve özgün bir tarz
style
zarif bir şekilde yürüme
sashaying
zarif bir şekilde yürüyen
sashaying
zarif faks
(Bilgisayar) elegant fax
zarif faks dot
(Bilgisayar) elegant fax dot
zarif iç yazışma
(Bilgisayar) elegant memo
zarif kadın ayakkabısı
court shoes
zarif olarak
dandyishly
zarif olmayan
ungraceful
zarif rapor
(Bilgisayar) elegant report
zarif yapma
ladify
zarif özgeçmiş
(Bilgisayar) elegant resume
zarif şekilde
nattily
temiz ve zarif
spruce
son derece zarif
neat as a pin
tablo zarif
(Bilgisayar) table elegant
çok zarif
superfine
التركية - التركية
(Osmanlı Dönemi) ince
Hoşa gider bir biçimde konuşan
Beğenilir ve nükteli
İnce, albenili
Güzel, şık
Beğenilir ve nükteli dil, konuşma vb
şa gider bir biçimde konuşan. İnce, albenili
Çekicilik, biçim, görünüş, durum ve davranışlarıyla hoşa giden, beğenilen: "Camilerimizdeki o zarif çizgilerin şiirini bir daha duyacak."- O. S. Orhon
Çekicilik, biçim, görünüş, durum ve davranışlarıyla hoşa giden, beğenilen
(Osmanlı Dönemi) KEYYİS
(Osmanlı Dönemi) BEZİ'
ZARİF
(Osmanlı Dönemi) (E) Zarafetli. İnce ve nâzik tavırlı. Güzel. Şık. İnce nükteli
ZARİF
(Osmanlı Dönemi) İnce nükteli ve güzel tâbirlerle konuşan
zarif
المفضلات