yoldan çıkma

listen to the pronunciation of yoldan çıkma
التركية - الإنجليزية
obliqueness
obliquity
perversity
aberration
turning
{i} swerving
deviation
perverse
yoldan çıkmak
fall from
yoldan çıkmak
swerve

I had to swerve to avoid hitting the dog. - Köpeğe çarpmayı engellemek için yoldan çıkmak zorunda kaldım.

yoldan çıkmak
go astray
yoldan çıkmak
1. (for a train) to be derailed; (for a car, etc.) to go off the road. 2. (for someone) to go astray, depart from the straight and narrow
yoldan çıkmak
deviate
yoldan çıkmak
get out of hand
yoldan çıkmak
go off the rails
yoldan çıkma
المفضلات