This glue does not adhere to plastic.
- Bu yapıştırıcı plastiğe yapışmaz.
Where did you glue them?
- Onları nereye yapıştırdın?
I found the lyrics, but I can't copy paste them.
- Şarkı sözlerini buldum,ama bunları kopyalayıp yapıştıramam.
I copied and pasted it from Wikipedia.
- Onu vikipediden kopyalayıp yapıştırdım.
You didn't do a very good job, I said.
- Çok iyi bir iş yapmadığını söyledim.
The girl did nothing but cry.
- Kız ağlamaktan başka bir şey yapmıyor.
Regardless of what he does, he does it well.
- Yaptığını düşünmeden, onu iyi yapar.
Why doesn't anybody translate my sentences?
- Neden kimse cümlelerimin çevirisini yapmıyor?
You know what my idiot son's doing? Even now he's graduated from university he spends all his time playing pachinko instead of getting a job.
- Aptal oğlumun ne yaptığını biliyor musun? Şimdi bile o üniversiteden mezun olup iş bulmak yerine tüm zamanını pachinko oynayarak geçiriyor.
I'm doing this for you.
- Bunu senin için yapıyorum.
Did you do it by yourself?
- Onu kendin mi yaptın?
I want to do it myself.
- Onu kendim yapmak istiyorum.
I want a suit made of this material.
- Bu kumaştan yapılmış bir takım elbise istiyorum.
Beer bottles are made of glass.
- Bira şişeleri camdan yapılır.
He was guilty of making a mistake.
- O, bir hata yapmaktan suçluydu.
Making such a judgement may lead to wrong ideas.
- Öyle bir yargılama yapmak yanlış fikirlere yönlendirebilir.
They assisted him in performing the operation.
- Onlar onun operasyonu yapmasında yardım etti.
The coroner is performing an autopsy on Tom to find out why he died.
- Adli tabip onun neden öldüğünü bulmak için Tom üzerinde bir otopsi yapıyor.
Having done my homework, I watched the baseball game on television.
- Ev ödevimi yaptıktan sonra ,televizyonda beyzbol oyununu izledim.
It can be done in a day.
- O, bir günde yapılabilir.
She has made up her mind to go to America to study.
- O, eğitim yapmak için Amerika'ya gitmeye karar verdi.
This stool is made up of leather and wood.
- Bu tabure, deri ve tahtadan yapılmıştır.
What did you make of that?
- Onunla ilgili ne yaptın?
What do you make of that?
- Onunla ilgili ne yaparsın?
Rio's carnival is held in February.
- Rio karnavalı şubat ayında yapılır.
Parliamentary elections will be held in Germany in 2017.
- Parlamento seçimleri 2017'de Almanya'da yapılacak.
They voted to create a committee.
- Bir komite oluşturmak için oylama yaptılar.
Many atrocities were committed during the war.
- Savaş boyunca birçok zulüm yapıldı.
She made coffee for all of us.
- O hepimiz için kahve yaptı.
Bottles of beer are made of glass.
- Bira şişeleri camdan yapılır.
The teacher is angry, so please do not make noise in the classroom!
- Öğretmen kızgın, bu nedenle lütfen sınıfta gürültü yapmayın!
I know you can make it.
- Yapabileceğini biliyorum.
Many atrocities were committed during the war.
- Savaş boyunca birçok zulüm yapıldı.
Tom committed a bank robbery.
- Tom bir banka soygunu yaptı.