Visitors to that town increase in number year by year.
- Kasabayı ziyaret edenler yıldan yıla artıyor.
He has been in Japan for three years.
- O üç yıldır Japonya'da.
He seldom, if ever, reads a book.
- Nadiren, kırk yılda bir, bir kitap okur.
My grandmother used to go out for a walk almost every day, but now she seldom, if ever, goes out.
- Büyükannem hemen hemen her gün bir yürüyüş için dışarı çıkardı fakat şimdi o nadiren, kırk yılda bir, dışarı çıkar.
He has been in Japan for three years.
- O üç yıldır Japonya'da.
There was a castle here many years ago.
- Yıllar önce orada bir kale vardı.
dünya şampiyonası dört yılda bir yapılır.
He rarely goes to church.
- O, ayda yılda bir kiliseye gider.
This year New Year's Day falls on Sunday.
- Bu yıl, Yeni Yıl Pazar gününe denk geliyor.
My father's birthday falls on Sunday this year.
- Babamın doğum günü bu yıl pazar gününe denk geliyor.
Senede dört mevsim vardır: Bahar, yaz, güz ve kış.
- Bir yılda dört mevsim vardır: İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış.
Gelecek sene Çince öğrenmek istiyorum.
- Gelecek yıl Çince öğrenmek istiyorum.