yıl

listen to the pronunciation of yıl
التركية - الإنجليزية
year

There was a castle here many years ago. - Yıllar önce orada bir kale vardı.

We went to London last year. - Geçen yıl Londra'ya gittik.

(Bilgisayar) years

I saw a movie for the first time in two years. - İki yılda ilk kez bir film izledim.

There was a castle here many years ago. - Yıllar önce orada bir kale vardı.

(Bilgisayar) yrs
(Bilgisayar) yr
year sene
sun

My father's birthday falls on Sunday this year. - Babamın doğum günü bu yıl pazar gününe denk geliyor.

As the sun rose, the stars faded away. - Güneş doğduğunda, yıldızlar kayboldu.

period of 365 days
period of 12 months
twelvemonth
yıl Z
(Askeri) year

Next year will be tough. - Gelecek yıl zor olacak.

Boston is just one of the cities I visited last year. - Boston geçen yıl ziyaret ettiğim şehirlerden sadece biri.

yıl (şiir)
sun
yıl başına
(Ticaret) per annum
yıl boyunca
all the year round
yıl boyunca
year round
yıl dönüşümü
epulation
yıl içerisinde
yearly
yıl sonu
year-end

Sending year-end gifts is one of the customs peculiar to Japan. - Yıl sonu hediyeleri gönderme Japonya'ya özgü geleneklerden biridir.

yıl aşırı
in excess
yıl açılış
(Ticaret) start of year allocation
yıl bazında
on yearly basis
yıl başına
per year
yıl boyu turizm
(Turizm) yearlong tourism
yıl boyunca
throughout the year
yıl halkası
annual ring
yıl on iki ay
1. throughout the entire year. 2. continuously
yıl ortası
midyear
yıl ortası sınavı
midyear
yıl ortasındaki
midyear
yıl sonu ayarlaması
(Ticaret) year-end adjustment
yıl sonu bilanço
(Ticaret) year-end balance sheet
yıl sonu bilançosu
(Ticaret) year-end balance sheet
yıl sonu döviz alış kuru
(Ticaret) year-end buying exchange rate
yıl sonu envanter kaydı
(Ticaret) year end entries
yıl sonu envanter kaydı
(Ticaret) year end adjustment
yıl sonu hesaplaşması
(Ticaret) yearly settlement
yıl sonu itibariyle
by year-end
yıl sonu itibarıyla
by year-end
yıl sonu karı
(Ticaret) year end dividend
yıl sonu kazancı
(Ticaret) year-end earning
yıl sonu notu
(Eğitim) end of the year degree
yıl sonu ortalaması
(Eğitim) year-end average
yıl sonu raporu
(Ticaret) year-end report
yıl sonu stokları
(Ticaret) ending stock
yıl sonunda
by the end of year
yıl uğursuzun
(Atasözü) Nowadays everything seems to be going in favor of the crooks and the undeserving
yıl-iklim
year-climate
bir yıl yaşayan bitki
annual
her yıl 25 Aralık tarihinde İsa'nın doğumunun kutlanıldığı Hristiyan bayramı
Christmas
yıl dönümü
anniversary

It's Tom and Mary's anniversary. - Bu Tom ve Mary'nin evlilik yıl dönümü.

Tom forgot the anniversary of their first date. - Tom ilk buluşmalarının yıl dönümünü unuttu.

bin yıl
millennium

The Millennium Development Goals were supposed to be achieved by 2015. - Bin yılın kalkınma hedeflerine 2015 yılına kadar ulaşılması gerekiyordu.

A thousand years makes a millennium. - Bin yıl, bir millenium yapar.

bir önceki yıl
previous year
birkaç yıl önce
a few years ago
bu yıl içinde
later this year
bütün yıl
all the year round
bütün yıl
through the year
bütün yıl boyunca
(Konuşma Dili) all the year round
bütün yıl boyunca
year round
bütün yıl boyunca
year-round
ertesi yıl
next year
gelecek yıl
nextyear
her yıl
year in year out
her yıl
yearly
her yıl için
per annum
her yıl olduğu gibi
like every year
her yıl yapılan
(Politika, Siyaset) per annum
iki yıl önce
two years ago
ilk yıl
first year
resmi yıl
calendar year
temel yıl
(Politika, Siyaset) base year
yedi yıl savaşı
(Tarih) seven years war
yıl sonu
final
önceki yıl
last year
yıl sonu
close of the year
yıl sonu
end of year
2 yıl vadeli
two-year term
20 yıl
20 years
20 yıl
twenty years
4 yıl önceki
4 years ago
40 yıl sonra
forty years later
40 yıl sonra
40 years later
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var
(Atasözü) A miss is as good as a mile
artık yıl
leap year

Except for leap years, February has only 28 days. - Artık yıllar dışında şubat sadece 28 gün çeker.

How many days does a leap year have? - Bir artık yılda kaç gün vardır?

bu yıl
this year

Today is the hottest day this year. - Bugün, bu yılın en sıcak günüdür.

This year is an important year for me. - Bu yıl benim için önemli bir yıldır.

kırk yıl düşünse aklına gelmemek
Eude someone
mali yıl
financial year
yeni yıl arefesi
New year's eve
yeni yıl tatili
New year holiday
yıllar
years

There was a castle here many years ago. - Yıllar önce orada bir kale vardı.

In the first years that Coca-Cola was produced, it contained cocaine. In 1914, cocaine was classified as a narcotic, after which they used caffeine instead of cocaine in the production of Coca-Cola. - Coca-Cola'nın üretildiği ilk yıllarda, o kokain içeriyordu. 1914'te, kokain bir uyuşturucu olarak gruplandırıldı ve sonra Coca-Cola'nın üretimi için kokain yerine kafein kullandılar.

Louisvil'de her yıl yapılan at yarışları
Kentucky Derby
adam/yıl
(Ticaret) man-year
adli yıl
court year
adli yıl
hilary term
akademik yıl
academic year

My friend graduates in one academic year. - Arkadaşım bir akademik yılda mezun oluyor.

The academic year began in September. - Akademik yıl eylül ayında başladı.

akademik yıl
session
altı yıl süren
sexennial
anomal yıl
anomalistic year
artık yıl
bissextile
artık yıl
intercalary year
artık yıl
bissextile year
ayrıksı yıl
anomalistic year
başkanlık seçimlerinin yapıldığı yıl
presidential year
beş yıl süren
quinquennial
binlerce yıl
thousand of years
bir yıl süren
yearlong
burada bir yıl kalacağım
I'll stay here for a year
bütçe yıl
(Hukuk) financial year
bütün bir yıl
all year round
dört yıl süren olay
quadrennial
ertesi sene/yıl
the ensuring year
geçen yıl
last year

Was Ms. Kato your teacher last year? - Geçen yıl Bayan Kato sizin öğretmeniniz miydi?

We went to London last year. - Geçen yıl Londra'ya gittik.

her geçen yıl
year after year
her yıl
year after year

The pledge to stop smoking cigarettes ranks among the top ten New Year's resolutions year after year. - Sigarayı bırakma sözü her yıl ilk on Yeni Yıl kararı arasında yer alıyor.

We have to deal with the same old problem year after year. - Aynı eski sorunla her yıl uğraşmak zorundayız.

her yıl
every year, annually
her yıl değişik ekin ekme
(Tarım) crop rotation
her yıl ortaya çıkan şey
hardy annual
her yıl yapılan
annual
her yıl yeşeren bitki
hardy annual
hicri yıl
the year of the hegira
iki yıl
twoyear
iki yıl süren
biennial
iki yıl yaşayan bitki
biennial
ikinci yıl öğrencisi
sophomore
kameri yıl
lunar year
kişi-yıl
(Tıp) person-year
kırk yıl
a month of sundays
mali yıl
tax year
mali yıl
accounting year
mali yıl
(Ticaret) fy (fiscal year)
mali yıl
fiscal year

They labored over the budget for the fiscal year 1997. - Onlar 1997 mali yılı için bütçe üzerinde çalıştılar.

miladi yıl
year of grace
on yıl kuralı
(Pisikoloji, Ruhbilim) ten-year rule
on yıl süren
decade-long
ortalama yıl
average year
otuz yıl savaşı (1618-48)
(Tarih) thirty years war
prim alınmayan yıl
(Sigorta) year free of premium
resmi yıl
civil year
sekiz yıl süren
octennial
sonraki on yıl izarfında
in other ten years
sonraki on yıl içinde
in other ten years
suratına bakanın kırk yıl işi rast gitmez
(Konuşma Dili) He's a real Jonah./He brings bad luck to everyone he meets
yahudilerin yedi yılda bir ekim yapmadığı yıl
sabbatical year
yedi yıl süren
septennial
yeni (hükümet/yıl)
incoming
yeni yıl
the new year

We celebrated the New Year with a party. - Yeni yılı bir partiyle kutladık.

What are you planning to do for the New Year vacation? - Yeni yıl tatilinde ne yapmayı planlıyorsun?

yeni yıl
new year

On New Year's Day many Japanese go to the shrine to worship. - Yeni Yıl Günü birçok Japon ibadet etmek için türbeye giderler.

Merry Christmas and a Happy New Year! - Mutlu Noeller ve Mutlu bir Yeni Yıl.

yeni yıl büyük başlığı
(Bilgisayar) new year banner
yirmi yıl süren
vicennial
yıllar
year’s
التركية - التركية
Miladi takvime göre ocak ayının birinde başlayıp aralık ayının otuz birinde sona eren on iki aylık dönem, sene: "Yıl 1919 / Mayısın on dokuzu / Ufukta duran gemi gitgide yaklaşıyor."- C. S. Erozan
Bir gezegenin güneş çevresindeki dolanım suresine o gezegenin adı ile kullanılarak yıl denir
Yer yuvarlağının, güneş çevresinde tam bir dolanım yapması için geçen 365 gün, 5 saat ve 49 dakikalık zaman
Başlangıç tarihi belli olmayan on iki aylık süre: "Kırkı atlayalı birkaç yıl oldu."- H. E. Adıvar
Başlangıç tarihi belli olmayan on iki aylık süre
Ocak ayının birinde başlayıp aralık ayının otuz birinde sona eren on iki aylık dönem, sene
(Osmanlı Dönemi) SENE
yıl dönümü
Herhangi bir olayın üzerinden bir yıl geçtikten sonra yeni bir yılın başladığı gün
yıl halkası
Ağaçta, bir büyüme döneminde oluşan çembersel bölüm
artık yıl
Artık yıl, takvim yılının mevsimlerle ve Dünya'nin Güneş çevresinde dönme süresiyle uyumlu olması için, fazladan bir gün içeren yıllara denir
ARTIK YIL
(Hukuk) Şubatın 29 çektiği yıl, 366 gün çeken yıl
Yıl dönümü
seneidevriye
Yıllar
senavat
Yıllar
salha
adli yıl
Mahkemelerin bir yıl içindeki çalışma süresi
altın yıl
Eşlerin evliliklerinin ellinci yılı
artık yıl
Dört yılda bir gelen 366 günlük yıl, seneikebire
ayrıksı yıl
Yerin kendi yörüngesindeki günberi noktasından art arda iki geçişi arasındaki süre farkı
dönencel yıl
Güneş'in ilkbahar noktasından art arda iki geçişi arasındaki süre (365 gün 5 saat 48 dakika 46 saniye)
gümüş yıl
Eşlerin evliliklerinin yirmi beşinci yılı
kameri yıl
bakınız: ay yılı
kırk yıl
Çok uzun süre
mali yıl
Her yıl bütçenin uygulanması için, martın birinden başlayıp ertesi yıl şubat sonunda kapanan süre
yeni yıl
Yaşanılan yıldan bir sonraki yıl
yıl
المفضلات