versteckte

listen to the pronunciation of versteckte
الإنجليزية - التركية

تعريف versteckte في الإنجليزية التركية القاموس.

hid
sakla

Lütfen yabanmersini kavanozunu Takako'nun göremeyeceği bir yere sakla. - Please hide the blueberry jam where Takako can't see it.

Jack kırdığı tabağı sakladı fakat küçük kız kardeşi onu gammazladı. - Jack hid the dish he had broken, but his little sister told on him.

concealed
gizlenen
concealed
görünmez
concealed
kapanmak
concealed
gizli
concealed
saklı
cached
prestij
concealed
gizle(mek)
concealed
gizle

Gençlik ve cinsiyetiyle ilgili bilgi işine karşı bir ön yargıya sebep olmasın diye Bayan Cockburn adını gizledi. - Mrs Cockburn concealed her name lest the knowledge of her sex and youth should produce a prejudice against her work.

Tom öfkesini Mary'den gizledi. - Tom concealed his anger from Mary.

concealed
{f} gizle: adj.gizli
concealed
{f} gizle: adj.gizlenen
concealed
{s} gizlenmiş

Tom gizlenmiş bir silah taşıyordu. - Tom was carrying a concealed weapon.

hid
f., bak. hide 2